anlamadığım başka bir şey daha var: hayvanlar tok olduklarını hemen anlıyorlar. oysa ben yemede içmede ölçü ne olmalıdır, midem ne kadar alır, bilmiyorum.
Seneca burada ölçülülüğün önemine gönderme yapıyor olsa da verdiği örnek oek olmamış çünkü hayvanlar, aksine, yiyebildikleri kadar yerler çünkü doğada yiyecek bulmak sıkıntıdır, o yüzden ne kadar bulunursa yenebildiği kadar yenmelidir. İnsanın oburluğunun sebebi de aslında budur, bir hayvan bedeni içinde olduğumuzdan geçmişten kalan bir alışkanlığın bugünün dünyasındaki bozuk halidir, bağımlılıktır bir bakıma.
bu mektupta (çıkardığım anlamlar arasında), insanın övgü aldıkça kusurlarını fark edemez noktaya gelmesine vurgu var ve ölçülülük; iç dünya dengesi, kendini sorgulama ve bilgelikle ilişkisi yönünden ele alınmış.
örnek özeline yine de bakacak olursak, mektubun geneline ve fikrine hizmet eden bilimsel gerçeklik arayan değil metaforik anlamda karşılayan bir örnek olmuş zannımca.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.