"Benden hayatımı isteseydin, emin ol ki altın bir tepside sana sunardım."
Herkese merhaba kitap arkadaşlarım
Metal Bükücü'yü okudunuz mu? Baskısı, kapağı bence çok güzel olmuş, güzel de başladı. İlerlerken bazı kısımlar çok hızlı geçti ya da nasıl desem bölümlere geçerken mi bi tuhaflık vardı onu tam anlatamıyorum ama bence bişiler tam oturmuyordu gibi geldi hep bana.
Şimdiiii, azıcık konusuna gelelim. Karadan uzak hatta karadan koparılmış sadece suyun üzerinde yaşayan bir halk var, öyle ki yemeleri, içmeleri, yaşamaları sıkıntılar içinde olan bir halk (tabi durumu iyi olan üst kitle de var) bunların arasında yaşayan Brynn adlı bir kızımız var. Kralın oğlu Kai'nin gözdesi. Ailesini kaybeden, kral ile kraliçe tarafından büyütülen ve geçmişine dair hiçbir şey hatırlamayan biri Brynn. Tek amacı bir muhafız olmak hatta tek hayali. Bunun için de çok çalışmış. Ama ayda yılda karaya ayak bastıkları bir gün, zaten herkesin tuhaf baktığı düşman sınırında, karşı taraftan Acker isimli bir muhafız onu hırsızlıkla suçlar. İşte bundan sonrası zaten olayların karıştığı kısım olacak.
Okyanusa, evlerine döndüklerinde olayların sonuçlarına kendilerini hazırlayamadan peşlerinden Acker gelir. Yakalanıp tutsak edilir aslında ama Brynn'ı Acker'a çeken bir şeyler vardır. Saklanarak zindana Acker'ın yanına gittiğinde Acker, Brynn'ı geçmişten tanıdığını, yıllardır onu aradığını hatta annesinin hayatta olduğunu ve aslında bir prenses olduğunu söyler. Kai'yle büyüyen, onu seven, onunla evlenecek olan Brynn, geçmişini öğrenmek için doğduğu yere gitmek amacıyla Acker'ı zindandan kurtarır ve birlikte kaçarlar. Bu kısımlar çok hızlı.
Çoğu kişinin büyüsünün yanında Brynn'ınki de ortaya çıkmaya başlar. Bir şekilde fırtınalardan, başka bir düşman sınırından hatta yaralanmalardan sonra Acker'ın kalesine ulaşırlar ama yani sonu öyle bir sonla bitiyor ki ağzınız açık kalıyo. Yani ben okurken hiç böyle bir şey tahmin etmemiştim zaten de tahmin ettirmemesi güzeldi. O yüzden de ikinci kitap hemen gelmeli.
Yani hem aşk hem fantastik öğelerin işlendiği güzel bir kitaptı bence, eksikleri vardı evet ama okuttu da. Acker'ı çok sevdim. Ve tam anlamıyla Brynn'ın ne yapacağını merak ediyorum, Kai ve özellikle kitabın başından beri yanlarında olan gizemli kuş neler yapacak? Görelim