Nasıl öleceğim?
Puan vermedi·48 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 15:25
Kitabı okuduğum günden beri nasıl öleceğimi düşünüyorum. Sıcak yatağımda mı ölüm beni bulacak yoksa bir kaza sonucu mu dünyaya elveda diyeceğim. Gülerken mi azraile merhaba diyeceğim yoksa acı içinde mi aklımda deli senaryolar.Gözlerim en son kime bakacak umarım beyaz bir tavana bakmaz. Ve umarım bu sorunun üzerine yazdığım senaryolar beni delirtmez. Nasıl öleceğimi bilsem nasıl yaşardım acaba? Bir de madalyonun bu yüzü var tabi. Şimdiki hayatımda neyi değiştirirdim bilemiyorum ama bilmemek daha iyi sanırım sürekli tetikte de yaşanmaz herhalde. Zaten nasıl öldüğümüzü hatırlamayız diye düşünüyorum hatırlarsak bile ne işimize yarayacak. Öldün ve bitti hayatın.Ölümünden sonrası geride kalanları ilgilendiren bir durum. Geride kalanların da pek ilgilendiği söylenemez. Bu kitap tamda bunu ele alıyor . İçinde bir kaç tane hikaye var ölümün çevrenizdeki insanlar tarafından bir anlam ifade etmediğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitapta duygular değil gerçekler konuşuyor. Yazar o gerçekliği çok cesur bir şekilde pat pat okuyucunun yüzüne vuruyor. En çok etkilendiğim aklımdan çıkmayan hikaye. Yoksul bir ailede dünyaya gelen bir çocuğun yine yoksulluk yüzünden hayata veda etmesi. Gerçekten yoksulluk öldürüyor hemde öyle bir anda değil azar azar önce bedenini sonra ruhunu. Off çok üzüldüm çocuk olunca insan acıyı şah damarında hissediyor o kadar yakın. Böyle acıların üzerine de insan pek fazla konuşmak istemiyor. Bir Diğer hikayede ömrünü toprakla geçiren yaşlı bir amcanın ölüm sürecini işliyor. Zavallı yaşlı amca son saatlerinde bile toprağı düşünüyor. Benim takılıp kaldığım nokta bana göre vefasız çocuklarının adam ölüm döşeğindeyken bile sabahtan akşama kadar tarlada çalışmaya gitmeleri. Umarım bir yerlerde geçen gerçek bir hayat hikayesi değildir. Çünkü çocukların duygusuzluğu karşısında ürperdim. Tarladan gelip ölü olarak buluyorlar amcayı tabi şaşırmıyorlar niye şaşırsınlar ki zaten beklenen bir ölümdü. Ben Karadenizliyim ve bizde toprak çok kıymetlidir insanlar canını verir toprağına elletmez. O yüzden sınır kavgaları çok meşhurdur.Ama söz konusu hasta bir de ölümlü bir hastaysa kim takar toprağı Allah aşkına. Hatta ölülerine bağlılık konusunda o kadar ileri giderler ki tarlalarının başına gömerler. Sınır komşusuyla bir karış toprak için ölümüne kavgaya tutuşup günü geldiğinde o toprağa iki metrelik mezar kazan bir milletiz yani. Bu hikayede yaşlı amcanın yalnızlığına ne kadar üzüldüysem artık keşke tanısaydım bizim bahçeye defnederdim diye içimden geçirdim. Neyse hayırsız vurdumduymaz çocuklarına çok bilendim. Babalarının son zamanında yanında olmamalarının üzüntüsünü en derinden hissedene kadar umarım topraklarından verim alamazlar. İncelememden de anlaşılacağı gibi çocuklar ve yaşlılar kırmızı çizgim. Bu benim ilk inceleme yazım ve inceleme yazarken kendi kendime konuşuyormuş gibi oldum.
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202224,4bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.