“Mahrem” kısmı, insanın kimseye açamadığı duygularını temsil ederken, “Münzevi” tarafı da bu duygularla baş başa kalma halini güzel yansıtıyor.
İnsan kalabalıkların içinde bile ne kadar yalnız. Huzurlu bir yalnızlık hissi veriyor kitap ki zaten bir çoğu bildiğimiz en güzel şiirleri.
Çok gürültü yapmadan, insanın içine dokunan kitap.
..
Evrenin dilini bilen Süleyman
Belkıs'a varmayan tacı neylesin..
..
Hangi yıldızdır bilmem, gözlerin
kayar da üzerime Rüveyda
önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime
sonra açılır önümde ıstırab vadileri
silik renkleriyle adımlarıma
çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
hayalin bittiği menfeze doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru.
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
oysa Rüveyda
baştanbaşa ben
kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.
Kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden
bir anlatsam nasıl utandığımı
bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
ağarır tanyeri nilüferlerin
alaca bir at koşar içimde
ezer toynakları ile anılarımı..
Mahrem ve Münzevi