Bir kitap düşünün; kitabın sonundaki yazar notu bile insanın içine oturuyor, ağlatıyor... Nereden başlasam, ne desem bilmiyorum. Başta kitabın kalınlığı gözümü çok korkuttu, yalan yok. Hatta “Bunca sayfada ne anlatılmış olabilir?” bile dedim. Ancak okurken anladım ki değil 700 küsur, 1700 sayfa olsa yine okurmuşum. Tek bir sayfasında bile “öff” demedim. Gerçekten içine öyle çeken bir kitap ki elimden asla düşüremedim.
Leyla’nın Selim’e olan aşkı, onun ve geleceği için yaptıkları, Selim’in Leyla’ya olan bitmez tükenmez aşkı... Yani yazar, tarih ve günümüzü öyle güzel birleştirmiş, konuyu öyle güzel işlemiş ki okurken adeta büyülendim ve çoğu yerde ağladım.
Uzun zamandır beni böyle içine çeken bir kitap okumamıştım. Gerçekten muhteşemdi. Yazarın üslubu, konuyu işleyişi, her şey çok güzeldi. Lütfen bu güzel kitaba bir şans verin. Okuduğunuzda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Konstantiniyye'nin Gökyüzü