Aşkın saati yoktur; ne erken gelir ne de geç.
Kitap Yorumu:Büyülü Bir Aşk Hikayesi- Ashley Poston *reklamdeğil
️Puan:8.5/10
Trope’lar: Büyülü Gerçeklik/Kitap İçinde Kitap
Elsy, romantik kitapları seven, mutlu sonlara inanmak isteyen ama kendi hayatında biraz yönünü kaybetmiş bir kadın. Her yıl arkadaşlarıyla yaptıkları kitap kulübü kaçamağına bu kez tek başına çıkmak zorunda kalıyor. Planı basit: Birkaç günlüğüne her şeyden uzaklaşmak ve sevdiği kitapların dünyasına sığınmak. Ama araba yolculuğu sırasında kendini hiç beklemediği küçük bir kasabada buluyor.
İlk başta burası sadece şirin ama biraz fazla tanıdık gelen bir yer. Sonra tabelalar, sokaklar, insanlar ve kasabanın atmosferi ona bir şeyi fark ettiriyor: Elsy, yıllardır severek okuduğu romantik kitap serisinin geçtiği kurgusal Eloraton’un tam ortasına düşmüş durumda.
Ama tabii bu kasaba sadece pembe bulutlar ve tatlı tesadüflerden ibaret değil. Çünkü Elsy burada hem kendi kalbinin kaçtığı şeylerle yüzleşiyor hem de aşk hikayelerinin bize gösterdiği “mutlu son” fikrinin aslında bazen sandığımızdan daha karmaşık olduğunu fark ediyor.
Kitabın en sevdiğim tarafı kesinlikle atmosferiydi. Küçük bir kasaba, huysuz kitapçı erkek karakterimiz Anders, “ben buraya ait miyim?” duygusu ve büyülü gerçekliğin yumuşacık işlenişi beni tamamen içine çekti. Ashley Poston yine romantizmi sadece iki karakterin birbirine aşık olması gibi değil; insanın kendi hikayesine yeniden inanması gibi yazmış.
Romantik tarafında ise huysuz x günışığı dinamiği, zorunlu yakınlık ve yavaş yavaş gelişen çekim çok tatlıydı. Bence bu kitabı güzel yapan şey de buydu: Kendini bir masalın içinde hissettiriyor ama verdiği duygu oldukça gerçek.
️Benim için Büyülü Bir Aşk Hikayesi, kitapları sadece okumayan; onlara sığınan, onlarda kendine küçük