Eserde; baskın ve ideolojik kültür ve siyasi ortamların hâkim olduğu durumlarda neyin hakikat ve neyin de hurafe olduğunu anlamının güçlüğü gibi Türkiye bakımından her dönemde ziyadesiyle geçerliliği olan bir konu ele alınmıştır. Modernleşme ile birlikte geleneksel değerlerin alt üst edilmesi ve devamında modern değerlerin salt hakikat olarak insanlara dayatılması ve geçmişin hurafe olarak nitelendirilmesi bağlamında insanoğlunun hakikati arama yolları hiç olmadığı kadar karmaşık hâle dönüşmüştür.