GÖĞE KADAR SEN – Gizem Toprak
Merhabaaalar, sıkı tutunun bu sefer askeri kurguyla geldim. Askeri kurgu okuya okuya valla bir gün gaza gelip asker olabilirim. Şaka şaka ben rahat koltuğumda Dağhancığımı okuyarak askeri kurgu merakımı gidereceğim.
Görevine ve yeminlerine bağlı asker Dağhan İdris Tüfekçi ile geçmişin izlerini kalbinde taşıyan Zülal, yedi yıl sonra yeniden karşılaşır. Birinin sessizliği kaçışa, diğerinin sessizliği bekleyişe dönüşmüştür. Memleket rüzgarı gibi sert bir karşılaşma, onları hem eski yaralarla hem de hiç kapanmamış bir aşkın sınavıyla yüzleştirir.
Dağhan demişken kendisinden bahsetmezsek olmaz. Sevdiği kadından ayrılmak zorunda kalan yaralı karakterimiz. Aslında kendisi ayrılmıyor o kısmı size söyleyeyim. Ayırıyorlar. Kim mi? Orasını da siz okuyun, sürpriz olsun. Gözü kara bir adam Dağhan, vatanı için her sipere giden ve adımları yere sert basan birisi. Açıkçası onun böyle güçlü bir asker olmasını sevdim.
Canım Zülal’ım. Dağhan’ın sevdiği kadın demiştim ya, işte o kadın bizim Zülal. Yüzüne ayan beyan söylenen yalanlara inanan, sevdiği adamdan ayrı kalsa da sevmeyi asla bırakamayan kadın. Keşke ayrılmasalardı ve hiç üzülmeselerdi. Melis o zaman biz ne okuyacaktık? Dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız…
Seneler sonra bizim bu ikili Artvin’de karşılaşınca o boğazlarındaki yumruyu ben ta buradan hissettim. Birbirlerine hala aşık iki insan ama işte birleşemediler ya o an içim gitti içim. Yazarda o kısmı yani öyle bir yazmış ki içinize işliyor. Akıcı bir kalemi var zaten yazarımızın, kitap akıp gidiyor.