Gönderi

Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
İlk kitabın son sayfasında önüme bırakılan o cinayet kırıntısı, ikinci kitapta resmen kar fırtınasına dönüşüyor. Ve bizim ölümle flört etmeyi alışkanlık haline getirmiş kızımız Signa, kendini yine karanlığın tam ortasında buluyor. Bu kez yanında kaderinin bağlandığı kuzeni Blythe var. Gerçi hanımefendi bazen destek olmaktan çok olay yerine ekstra kaos taşıdı ama… aile dediğin biraz da budur zaten. Kitap boyunca bir cinayetin gölgesinde dolaşıyoruz. Sisli malikâneler, sırlar, ölüm kokan koridorlar… Fantastik kurgu ile dönem atmosferi öyle güzel harmanlanmış ki insan sayfaları değil, resmen lanetli bir masalı çeviriyor gibi hissediyor. Ama asıl olay… Kader. Ölüm’ün düşman kardeşi. Prens Aris. Kitaba girdiği andan itibaren Thorn Grove’un duvarlarına çatlak düşürüyor. Çünkü onun tek amacı var: Ölüm’ün yıllar önce elinden aldığı eşinin reenkarne olmuş hâlini bulmak. Ve bunun Signa olduğuna inanıyor. Böylece ortaya sadece bir aşk üçgeni değil; ölüm, kader ve aşkın birbirine savaş açtığı karanlık bir çatışma çıkıyor. Normalde ikinci erkek karakter sendromuna asla düşmem. Ama Kader… gerçekten bambaşka bir şeydi. O saplantılı sevgisi, yüzyılları aşan bağlılığı, kaybettiği eşini ararken taşıdığı o hüzün… beni tamamen ele geçirdi. Kitabın sonunda öğrendiğimiz gerçek ise beynimde küçük çaplı bir fırtına estirdi. Şimdi üçüncü kitabı düşünmekten beynim Thorn Grove koridorlarında dolaşıyor. Uzun zamandır beni bu kadar içine çeken, atmosferiyle sarıp sarmalayan farklı bir fantastik seri okumamıştım. Ölüm, kader, aşk ve cinayet arasında geçen gotik bir rüya gibiydi. Karanlık atmosferli fantastik kurguları sevenler için seri kesinlikle kaçırılmayacak türden. Ben bayılarak okudum. Şimdiden okuyacak olan herkese büyülü ve biraz da ölüm kokulu bir yolculuk diliyorum.
FoxgloveAdalyn Grace · Artemis Milenyum · 2024395 okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.