Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 11 Mart 2026 23:35 Son kez sarılmak, vedalaşmak ya da son olduğunu bilmeden öylece kalmak.
Bahçıvan ve Ölüm çok merak edip okumaya cesaret edemediğim bir kitaptı. Korkuyordum çünkü yasın sızısı ince ince devam edermiş.
Babasının kanser hastalığı sürecini ve kaybını anlatıyor yazar.
O babasını anlattı ben annemi yaşadım yeniden. Yıl yıl, ay ay, gün gün...
Teşhis, tedavi süreci, içimde büyüyen acılar, kalabalıklarda ki yalnızlık, adım adım annemi yolcu etmenin verdiği içimdeki kocaman çığlık. Onun çektiği acılara çaresiz eşlikçim babamı ise annemden üç buçuk yıl sonra, "iyiyim kızım gelmene gerek yok" dediği hastane acilinden elime tutuşturulan bir poşet ve başınız sağolsunla orada öylece kalarak uğurlamak.
Öyle içim acıyor ki...
Annemi yoğun bakıma yollarken o sarılmanın son olduğunu biliyor olmam mı daha çok içimi acıtıyor. Yoksa babamla o neşeli sesinin ardından sarılmadan yollamam mı bilmiyorum.
Kısacası bu kitap benim kendi yolculuğum gibiydi. Altını çizdiğim satırlarda kayboldum.
Bu bir kitap yorumundan çok iç dökme oldu...
Anneme ve babama sevgi, özlem ve dua ile...