Puan vermedi·192 syf.··
2026 50. kitabı
‘’Unutmak diye bir şey var mı? Var sanıyordun dün geceye kadar.. Yok sanmıyordun, kandırıyordun kendini.. Hep kandırdın!’’ Vahide kendini kandırmış olabilir elbette ama Deniz kandıramaz sanırım… Neredeyiz hangi zamandayız? Çok da uzak değiliz henüz bu yıllara.. Terzi Vahide hasta babası Azim Bey’in bakımından arta kalan vakitte dükkânında az sayıda müşterisine hizmet veriyor. Bir gazete haberi, eski bir tanıdık yüz ona geçmişi ve Sedat’ı anımsatır.. O kör, karanlık zamanlarda kelepçelenip götürülürken bir daha ondan haber alamayacağını henüz bilmiyordu tabi…Sonradan öğrenmişti ki ihbar edense babası Azim beydi! Ne büyük ihanet ve acımasızlık! Azim bey; partinin il teşkilatından sol görüşe karşı! Ama şimdi nasıl da kalmış Vahide’nin eline… Sedat kayıp, meçhul tabii... Şimdilerde ise; Deniz emanet edilmiş Vahide’ye. Kız kardeşinin kızı.. Ve ona anne-babası olan, Leman ile Memo’yu anlatamamış besbelli. Yoksa onlarında mı ölümü şaibeli? Hikâyenin en ilginç karakteri ise Bosna savaşında sol bacağını kaybetmiş Akordeonu ile köşe başlarında şarkılar söyleyen Adrian… Bu adamda bir şeyler var eksikliğine rağmen Vahide’yi talepkâr şekilde davet eden bakışlar… Deniz’in zihin akışı düşünceleri, Vahide’nin acemice ama inatla geçmişine kafa tutması, Adrian’ın memleketine kavuşma hayali arka planda gençlerin sessizce attığı çığlıklar ve bir avuç insanın sisteme direnişi! Okur musunuz lütfen!
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026181 okunma
·
121 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.