Puan vermedi·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mayıs 2026 20:05 Mecit Ömür Öztürk hocanın bizi yine o bildiğimiz samimi ve derin iklimine davet eden kalemiyle yeni çıkan Duayı Yeniden Keşfetmek kitabıyla geldim. Mecit hocanın kalemini az çok tanıyorsanız,meselelere sadece teknik bir bilgi gibi değil, tam bir gönül diliyle yaklaştığını bilirsiniz. Bu kitabında da bizi aslında çok iyi bildiğimizi sandığımız ama bazen sadece isteme durağında takılıp kaldığımız dua kavramıyla yeniden tanıştırıyor.
Kitabın asıl meselesi, duayı bir sonuç elde etme aracı olmaktan çıkarıp, Rabbimizle aramızdaki o kopmaz bağı tazeleyen bir hâl diline dönüştürmek.
Sayfalardan gönlüme süzülen o cümleyle ifade edecek olursam;" insan aslında en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızlaşıyor."Okurken fark ediyorsunuz ki; bazen kapısına gittiğimiz o dertler aslında Allah c.c ile aramıza giren perdeler değil, tam tersine bizi O’na ulaştıran, kapısında durmayı öğreten en kıymetli vesilelermiş.
Beni en çok etkileyen ve üzerine uzun uzun tefekkür ettiğim kısım ise o bekleme ve sabretme süreci oldu. Hepimiz istiyoruz ki duamız hemen karşılık bulsun, ama kitap bize o bekleyişin, o sabrın da aslında müstakil bir ibadet olduğunu, ruhun ancak o bekleme odasında piştiğini hatırlatıyor. Allah, kabul etmeyeceği duayı kulunun kalbine ilham etmez cümlesi, o belirsizlik anlarında insanın gönlüne öyle bir su serpiyor ki, beklemenin kendisi bile bir huzura dönüşüyor. Acele etmeden, O’nun hikmetine ve zamanlamasına teslim olarak o kapıda durabilmek, meğer duanın en büyük meyvesiymiş.
Eğer sizin de dualarınızda bir yorgunluk, neden olmuyor? diye bir iç sızınız varsa, bu kitap o sızıyı alıp yerine çok naif bir teslimiyet bırakıyor. Duayı bir istek listesi olmaktan çıkarıp bir buluşma sevinci haline getirmek isteyen her yolcuya çok güzel bir rehber olacağını düşünüyorum.
Kitapla ve sevgiyle kalın