Puan vermedi·165 syf.··Beğendi
· Bugün selvihancaokumalar;keşif yolculuğunda kurgusu ile şaşırtan
@alacakaranlik_öyküler ile geldii...
Kitap birbirinden bağımsız sekiz öyküden oluşuyor ama hepsinde ortak bir huzursuzluk hissi vardı. Öykülerin çoğu çok normal başlıyor aslında. Bir yolculuk, bir anı, bir iş yeri, bir insan… Sonra olaylar yavaş yavaş tuhaflaşmaya başlıyor.
8 farklı hikayenin başlıkları şöyle ; Polaroid
Kestirme Yol
Göz açıp kapayıncaya kadar
Büyük Keşif
Ressam
Koleksiyoncu
Hikayecinin kulübesi
19. Gişe
En çok Kestirme Yol aklımda kaldı sanırım. Tatilden dönen bir çiftin kısa olsun diye başka bir yola girmesiyle başlıyor. Ama yol ilerledikçe ortam değişiyor, sessizlik artıyor ve hikâye garip bir yere gidiyor"Bilinç altına".Okurken “geri dönün artık” hissi yaşadım sürekli.
Polaroid’de huzurevinde yaşayan Nevzat Bey ve yıllardır sakladığı eski bir fotoğraf makinesi var. Geçmişten gelen detaylar ortaya çıktıkça öykü daha da kararıyor.
Koleksiyoncu ise bir diş hekimi olan Deniz’in saplantısını anlatıyor. Güzel dişlere karşı normalin ötesinde bir ilgisi var ve olaylar gerçekten rahatsız edici bir noktaya gidiyor.
Büyük Keşif’te arkeolog Yakup’un Ağrı Dağı eteklerinde yaşadıkları vardı. Uyarılara rağmen girilen mağara kısmı özellikle çok iyiydi.
19. Gişe de en farklı öykülerden biriydi bence. Eski bir tren gişesi, tuhaf olaylar ve başka bir yere açılıyormuş hissi veren karanlık bir atmosfer vardı.
Bir de Hikâyecinin Kulübesi… En sakin başlayan ama ilerledikçe en tekinsiz hissettiren öykülerden biri olabilir.
Öykü kitaplarını seviyorum ama böylesi korku,gerilim,gizem ve kadim sırlar içerenini ilk kez deneyimledim.Kitabı elimden bırakmadan okudum diyebilirim.