Puan vermedi·284 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2026 18:39 İnsan, sandığınız şey değildir. İnsan bir beden değildir. İnsan bir isim değildir. İnsan bir yüz değildir. İnsan, aldığı duyular kadar vardır...
Aslında bu seri hakkında konuşmak istediğim, anlatmak istediğim çok şey var öncelikle şunu söyleyeyim; okuması acayip sarıyor, dili, betimlemesi, teşbih ve olay örgüsü muazzam Karakterler arası geçiş de çok iyi. Zaman algısı vs.. gerilim / polisiye konulu bir romanda beklediğiniz herşey mevcut Gelelim konusuna
Serinin ilk kitabında bir grubun ilginç ve dehşet verici seri cinayetlerini konu alan bir ritüelden bahsediliyordu. (İlk kitabın yorumu profilde inceleyebilirsiniz) Şimdi bu kitapta bu sefer katil bir ritüel yapmaktan ziyade, geçmişini kurtarmakla ya da kendi vicdani adaleti sağlamakla zincirleme cinayetler işliyor Ana karakterlerimiz Soner, Volkan ve Aykut bu cinayetleri çözmekle uğraşırken, aslında seneler öncesinde yaşanmış ama çözümlenmemiş bir takım olayların içinde buluyorlar kendilerini ve katilin hangi amaca hizmet ettiğini çözmeye çalışıyorlar.
Ben kitabı okurken üçe böldüm; şimdi cinayetlerin işlenmesi, katilin kim olduğu ve cinayetlerin kırmızı ritüel ile bağlantısıŞimdi size garip gelecektir ama okuyunca, kendinizi cinayetlerin sebebini araştırırken bulunca ne demek istediğimi anlayacaksınız
Ben böyle kitaplarda özellikle şunu seviyorum:
Cinayet sadece “olay” olmuyor, bir sembole dönüşüyor. Katilin yöntemleri, bıraktığı izler, ritüeller… hepsi bir mesaj taşıyor hissi veriyor. Bu da okuyucuyu sadece sayfa çevirmeye değil, düşünmeye de itiyor.
karanlık atmosfer kurmaya önem veren,
sahneleme dili güçlü,
görsel hayal gücünü tetikleyen,
yer yer rahatsız edici ama merak uyandırıcı bir tona sahip.Özellikle adli tıp tarafı iyi işlendiyse, olayların teknik yönü de kitabı daha sürükleyici yapıyor. Çünkü okur kendini sadece okuyucu gibi değil, dosya inceleyen biri gibi hisseder. O his çok bağımlılık yapıyor.
Bir de şunu söyleyeyim: bu tarz kitapların başarısını genelde katilin zekâ seviyesi belirliyor. Eğer “Beş Duyunun Kasabı” sıradan değil de gerçekten planlı, sembolik ve psikolojik derinliği olan bir karakterse kitap uzun süre akılda kalıyor