Metin Varol'un "Zerdüşt; Yaşamak İstiyorum Dedi" adlı romanı, insanın toplumsal baskılar altında kendi olabilmesi ve özgür bir şekilde anlamlı bir hayat yaşayabilme mücadelesi üzerine felsefeli sorgulamalar içeren bir eser. Romanın merkezinde olan Zerdüşt, toplumun dayattığı sınırların dışına çıkarak özgür ve anlamlı bir hayat yaşamak isteyen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bu yönüyle eser, bireyin varoluş sancılarıyla toplumsal baskılar arasındaki çatışmayı felsefi bir dille anlatırken, bunun yanı sıra bireyin kendisi olmabilmesini, özgür ve anlamlı bir hayat yaşabilmesini engelleyen otoriteye karşı eleştirel bir bakış sunuyor. Eserin anlatım dilinin klasik olay örgüsünden ziyade, düşünsel bir atmosfer ve içsel monologlar içermesi nedeniyle, eser bazı yerlerde ağır bir şekilde ilerliyor. Bu durum kimi zaman okumayı zorlaştırsa da, felsefi ve psikolojik derinlik arayan okurların bu kitabı seveceğini düşünüyorum. İyi okumalar.