Bazı kitaplar olay örgüsüyle değil, hissettirdikleriyle akılda kalır.
Ermiş’in Aşk Mektupları tam olarak böyle bir kitap.
Kitap boyunca aşk; bağlılık, özlem, yalnızlık ve ruhsal dönüşüm üzerinden ele alınıyor. Halil Cibran’ın felsefi yaklaşımı okuyucuya derin düşünceler sunarken, Paulo Coelho’nun satırları daha akıcı ve modern bir his bırakıyor. Bu yüzden kitap, klasik bir roman gibi ilerlemiyor; daha çok okuyucunun kendisiyle konuştuğu bir yolculuğa dönüşüyor.
Altını çizeceğiniz çok fazla cümle var. Özellikle aşkı kaybetmekten korkan, geçmişe özlem duyan ya da duygusal yoğunluğu yüksek kitapları sevenler için etkileyici olabilir. Ancak hareketli olay örgüsü arayan okuyucular için biraz durağan gelebilir.