Gönderi

9/10
·120 syf.··
2026 58. kitabı
Her şeyden önce çok gerçekti. İki çocuğu olan bir ailenin üçüncü çocuklarının engelli doğmasının ardından kardeşlerin yaşadıklarını anlatıyor. Kitabın ilk kısmı, yani ağabey bölümü, evin en büyük çocuğu olarak beni öyle ağlattı ki. Onun kaygılarıyla başa çıkamayışı, kaç yaşına gelirse gelsin hep “ağabey” olarak kalışı sayfalarca gözyaşı dökmeme neden oldu. Kız kardeş karakteri beni zaman zaman çok sinirlendirdi ama tam da bu yüzden hayatın içinden hissettirdi. Kusurlarıyla, öfkesiyle, gerçekliğiyle çok tanıdıktı.Üçüncü çocuğun ölümünden sonra doğan “sonuncunun” kendini hep yarım hissetmesi, sürekli tamamlanmak istemesi de ayrıca çok etkileyiciydi. Kitapta üçüncü çocuktan yalnızca “çocuk” diye bahsedilmesi, cinsiyetini bile bilmememiz çok güçlü bir tercihti. Kimliğinden çok varlığına ve yokluğuna odaklanmamızı ister gibiydi yazar. Ayrıca taşların ağzından anlatmak nereden aklına gelmiş olabilir? Çok etkileyiciydi. Kısacaktı ama beni duvardan duvara vurdu.
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,535 okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.