Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk duygu, böylesine devasa bir birikime sahip bir zihnin rehberliğinde tarihe bakabilmenin verdiği o büyük huzur ve aynı zamanda derin bir hüzün oldu. İlber Ortaylı gibi kıymetini ölçemeyeceğimiz değerlerin varlığı, bu toprakların en büyük zenginliğiymiş.
Şimdiye kadar okuduğum tarih kitapları arasında kesinlikle en sarsıcı ve öğretici olanıydı. Sayfaları çevirdikçe aslında bildiğimi sandığım ne çok şeyin eksik olduğunu, tarihin sadece rakamlardan ibaret olmadığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki; yer yer İlber Ortaylı'nın o çok kızdığı, o meşhur 'cehalet' kavramıyla yüzleşmekten, kendi eksikliğimden utandım. Ancak bu utanç, daha fazla öğrenme isteğine dönüştü.
Fâtih’i sadece bir komutan değil, bir dünya entelektüeli olarak tanımak ufkumu açtı. Bizlere bu bilinci aşılayan hocanın emeğine sağlık. Tarihimize dair bilmediğimiz ne çok şey varmış dedirten, kütüphanemin en kıymetli köşesine yerleşecek bir eser.
Fâtih Sultan Mehmed, Batı ile Doğu arasında denge kuran;devletimizi,milletimizi ve özellikle kültürümüzü Batı'ya açanların başında gelir.O,bir zanaatkâr değil;aksine meslekten bir aydın niteliğindeydi. Hiç taviz vermeyen, hiçbir ayrıntıyı unutmayan keskin bir zekâya ve fevkalade sert bir mizaca sahipti. Coğrafyayı iyi bilen,zamanı doğru okuyan, stratejik öngörüleri güçlü bir devlet adamıydı.