Mara, küçükken annesinden alınıp birgün Tanrı Apollon'a sunulmak için eğitim görmeye başlamıştır. Onunla birlikte üç kutsal gelin Apollon Günü'nde sunulacaktır ve Apollon üçü arasından gelinini seçecektir. Ancak Mara inanmadığı bir Tanrı'nın gelini olmak istememektedir.
Ve o gün geldiğinde bütün halk kimin seçileceğini öğrenmek için toplanırken şans Mara'ya yine gülmemiş ve Apollon onu seçmiştir. Mara tapınağa gidip kendini sunduğunda ise ona cevap veren Tanrı Apollon değil, ikiz kardeşi Kehanet Tanrısı Rae olmuştur.
Rae kendisinin olmayan bir gelini almak istemez. Ancak Mara geri dönerse onu zor günlerin beklediğinin farkındadır. Bu yüzden de Rae'ye bağlama büyüsü yapar ve birbirlerine bağlanırlar. Ancak bu Rae'nin yinede onu bırakmasına engel olmaz.
Ta ki Mara normal insanlar gibi evlenmek istediğinde, düğün gününde yeniden ortaya çıkıp, Mara'yı Troya'ya götürene kadar...
Bana en acilinden ikinci kitap lazım.O nasıl bir sondu?Mitoloji ve fantastik ögelerin harmanlanarak yazıldığı çok iyi bir evren vardı.Ve oradan çıkmak istemedim.Karakterleri, olayları, geçmişi ve evreni bir arada öğrenirken, bir yandanda ikili arasındaki son gelişmeleri okumak güzeldi.Mara, yıllar boyunca evinden uzak kalmıştı ancak Troya'ya gittikten sonra evini bulmuş gibiydi.Rae ise zamanında kayıplar vemiş ve sonucu ne olursa olsun yeniden kaybetmemek için savaşmaya kararlıydı.İkili arasındaki uyum, tutku, aşk ve diyaloglar o kadar güzeldi ki... Gerçekten birbirleri için yaratılmışlardı.Olaylar asla durulmadı ve ben öğrendiklerimle şoklar geçirdim.Gerçekleri sindirmeye çalışırkende bir çok Tanrı'yı tanıdım.Ve içlerinden biri vardı ki bundan her şeyi beklerim dediğim, sağ olsun beni yanıltmadı.Ona buradan sevgilerimi gönderiyorum.Kitapta kısımların olduğunu hemen belirteyim. Ve devamında neler olacak çok merak ediyorum.Sizler de hiç bekletmeden bu seriye başlamalısınız.