Kitap ilk bakışta kişisel gelişim kitabı gibi dursa da içinde daha çok insanın kendine geç kalışını, yalnızlığını ve iç sesini anlatan duygusal bir yolculuk var. Kitabı okurken bazı cümlelerin altını çizmeden geçemedim çünkü yazar, günlük hayatın içinde çoğu zaman susturduğumuz duyguları oldukça sade ama etkileyici bir şekilde anlatmış. Özellikle “kendinle yüzleşme” temasını abartıya kaçmadan işlemesi hoşuma gitti.
Bazı bölümlerde tempo biraz yavaş ilerliyor gibi hissetsem de kitabın amacı zaten olaylardan çok hislere odaklanmak olduğu için bu durum rahatsız etmedi. Daha çok sakin kafayla, altını çize çize okunacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. İçinde herkesin kendinden bir parça bulabileceği cümleler var.
Özellikle yalnızlık, aşk, suskunluk ve insanın kendiyle olan savaşı üzerine düşündüren satırlar etkileyiciydi.
Murat Aygen’in kalemi oldukça yalın ama duyguyu direkt geçirebilen bir yapıya sahip. Karmaşık cümleler kurmadan, kısa ve vurucu ifadelerle okuyucunun içinde bir şeylere dokunmayı başarıyor. Kitap bittikten sonra bile bazı cümleler zihnimde dönüp durdu. Duygusal, düşündüren ve insanı kendi iç sesine yaklaştıran kitapları sevenler için merak uyandırıcı bir okuma olabilir.