Gözlerin değdiğinde
bir şehir sessizce ışıklarını yakıyor içimde.
Kalabalıkların ortasında bile
sanki yalnız senin sesin duyuluyor.
Bir fincan kahvenin buğusunda,
camdaki yağmur izlerinde,
gece yarısı ansızın gelen o gülümsemede
hep aynı yüz saklanıyor.
Yanımda olmayınca eksilen
ama adını koyamadığım bir şey var.
Sanki dünya dönüyor da
ben hep sana doğru savruluyorum.
Ve kimse bilmiyor;
bazı insanlar
bir ömre
ev hissi gibi geliyor.