Gönderi

9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Fantastik ve tarihi atmosferi sevenlerin ilgiyle okuyacağı bir kitap. Açıkçası başta bu kadar beğeneceğimi hiç düşünmemiştim. Ama kapağını açar açmaz, kendimi Açelya Hanedanlığı’nın sarayında dolaşıyormuş gibi hissedecek kadar canlı bir anlatımla karşılaştım. Wei, kıtlık ve yoksullukla boğuşan bir köyde yaşayan genç bir kızdır. Ailesini ve köyünü açlıktan kurtarabilmek için saraya cariye olarak gitmeyi kabul eder. Üstelik seçildiği kişi, sarayın en zalim oğlu prens Terren’dir. Ama Wei her şeyi göze almıştır. Cariye seçiminde Terren, Wei’yi birinci eş olarak seçer; onu sevdiği için değil, birini seçmek zorunda kaldığı için… Wei artık İmparatoriçe olacaktır.. Ve Wei’nin hayatı o andan sonra acı, baskı ve işkenceyle şekillenir. Terren, her gece ona dayanılmaz işkence ve acılar yaşatır. Kitabın en ilginç yanı ise şiirle beslenen büyü sistemidir. Ancak bu büyüyü sadece erkekler yapabilmektedir; çünkü kadınların okuma yazma öğrenmesi yasaktır. Wei ise tüm bu düzeni değiştirmek ve Terren’i durdurmak için şiirle büyü yapmayı öğrenmek zorundadır. Ama bunun için önce okuma yazmayı öğrenmesi ve daha sonra da Terren’in hayatını çok iyi bilmesi, onu tanıması gerekir. Wei ya Terren’in yaptıklarına katlanıp imparatoriçe olmaya devam edecek ya da Terren’i öldürüp kıtlığı ve yoksulluğu bitirerek ailesine yardım edebilecektir. Terren’i zalim yapan şeyin arkasındaki gerçekleri öğrendikçe şaşırdım. Wei, bir insanın zalimleştiği gibi nazik bir insan olabileceğine de inanır. Peki her şey gerçekten değişebilir mi? Wei, imparatoriçe olmaya devam edecek mi? Kitabın sonu beni oldukça şaşırttı, beklediğim gibi değildi. Ama bu kitaba da böyle bir son yakışırdı.. Bu kitabı Semra tavsiyesiyle, #engelsizokurlaokuyoruz grubumuzla okudum. Bence büyülü atmosferiyle sıkmayan, sürükleyici ve okunması gereken bir hikaye.
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.