Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2026 15:30 Emine'nin Notre Dame de Sion’da Bir Ders Yılı bende hiç beklediğim etkiyi bırakmadı açıkçası. Ben daha çok genç bir kızın yabancı bir okulda yaşadıklarını, o dönemin atmosferini, insan ilişkilerini, okul hayatını falan okuyacağımı sanmıştım ama kitap sürekli bir fikri kabul ettirme derdinde. Hristiyanların yaptığı misyonerlik faaliyetleri nasıl insanın gözüne batıyorsa burada da benzer şekilde dini bir propaganda hissi oluştu bende. Hatta yer yer bir çeşit propaganda kitabı okuyormuşum hissi verdi. Üstelik bunu güçlü bir edebiyatla da destekleyememiş; doğru düzgün diyalog yok, karakterler derinleşmiyor, günlük hayat hissi oluşmuyor. En çok da Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki laik eğitim anlayışının neredeyse doğrudan dinsizlik gibi gösterilmesi gözüme battı. Maarif Koleji’ne gitmeyi istememesinin sebebi olarak bile laikliği açıkça belirtiyor. Bir de işin ironik tarafı, okulun adı Notre Dame de Sion olmasına rağmen başta namaz kılmasına ses çıkarmayan rahibelerin bir süre sonra farklı bir dine mensup olduğu için dini vecibelerini yerine getirmesini kısıtlamasıydı. Kitap zaten bu çatışmayı merkeze koyuyor ama bunu edebi bir derinlikle değil daha çok tek taraflı bir bakışla anlatıyor. Ardından da ailesinin çaba ve emeğiyle eğitimine evde devam etmesi daha doğru ve manevi bir yol gibi sunulmuş. O yüzden ben kitapla hiç bağ kuramadım; ne edebi olarak içine çekti ne de anlattığı fikirleri doğal hissettirdi.