Gönderi

Konstantiniyye'nin gökyüzü
10/10
·768 syf.··
2026 36. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere @mehtappkarakaya kaleminden beni hem büyüleyen hemde içimde derin bir sızı bırakan bayılarak okuduğum #konstantiniyyeningökyüzü kitabı ile geldim... Yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu ve iyiki diyorum yolumuz kesişmiş çok güzel bir kurguyla geçmişe yolculuk yaptım, Leyla ile birlikte bende o atmosferi yaşadım İstanbul'a karşı ayrı bir sempatim var zaten bu kitapla konstantiniyye'nin de atmosferini yaşamak çok güzeldi. Açık söylemek gerekirse kitabın kalınlığı başta gözümü korkutmadı değil lakin yazarın kalemine bayıldım ve sayfalar aktı gitti bitmesin istedim veda etmek üzdü. Duygularımı daha nasıl dile getirsem bilemiyorum geçmişe gidip yıldızlar altında şehzade Selim ve Leyla'nın aşkını okumak çok güzeldi. Bu yolculukta sadece aşk değil Osmanlı dönemine, yaşanan taht savaşlarına ve tarihin yönünün değişmemesi için Leyla'nın verdiği mücadele, tarih ve aşkın iç içe geçtiği bu hikaye ile kesinlikle tanışmalısınız. Hasan Can'ın dostluğu, Tamta'nın arkadaşlığı, Malkoçoğlu Ali'nin sevgisi sadakati beni aldı götürdü. Sanırım bu hikayede en çok Malkoçoğlu Ali acı çekti içimde derin bir sızı bıraktı. Leyla küratördür hayatını sanat eserlerine adamış son sergisini Tekfur sarayında yapar son anda bir tabloda sorun yaşayınca nişanlısı yeni bir minyatür tablo getirir. Leyla bu tabloyu görünce içinde tarif edemediği bir duygu yaşar, o tabloda onu etkileyen kalbine yüzlerce iğne batıran birşey vardı sanki... Sergi sonrası herkes dağıldığında nişanlısını da gönderip yeniden tablonun başına gider ve aynı duyguları yeniden yaşar en sonunda dayanamayıp gözlerini kapatıp tabloya dokunur. Gözlerini açtığında kendini bambaşka bir dönemde 1494 Konstantiniyye'sinde Osmanlı'nın Sultan Bayezid zamanında bulur. Başta bunun bir rüya olduğunu düşünür ama herşey gerçektir ve geri dönmek için ortada ne tablo nede bir işaret vardır. Yabancısı olduğu bu dünyada herkes onu yanlış anlayıp büyücü olduğunu düşünüp saldırır. Bu saldırıdan onu Selim kurtarır, Selim onu hayatta kalabilmesi için erkek kılığına sokar. Leyla zamanla Selim'in şehzade olduğunu öğrenir en önemlisi de onun Yavuz Sultan Selim olduğunu öğrenmesi olur. İşte asıl hikâye de tamda bundan sonra başlıyor. Tarihin akışını bilen Leyla Selim'in kaderini değiştirmekten korkar ve kendi duygularını bastırıp Selim'le aralarındaki bağ, yaşadıkları aşk, kaderin akışını değiştirmemek için Leyla'nın yaptığı fedakarlık, yaşadığı ayrılıklar aradan geçen yıllara rağmen birbirlerinden ayıramyıor. Çaldıran savaşı bu hikâyede en önemli noktadır. Şah İsmail ile yaşanan gerilim, taht savaşları, Leyla'nın kalp ve akıl arasında çaresiz kaldığı duygular kısacası oldukça etkileyici bir hikâye bu kitap anlatılmaz yaşanır diyorum, mutlaka okuyun derim... "Bazı yaralar vardır, varlığından habersiz gibi davransan da hep oradadır o yara, herkes bilir o yarını sende olduğunu ama bilmiyormuş gibi yapar, sen de bir süre sonra yokmuş gibi yaşamaya devam edersin, öyle bir an gelir ki o yaranın kabuğunu kaldırıp içindeki tüm irini akıtmak gerekir. Eğer o erin akmazsa kana karışır, seni zehirler."
1000k
Konstantiniyye'nin GökyüzüMehtap Karakaya · Parola Yayınları · 202623 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.