·400 syf.····Okunma: 13 Mayıs 2026 21:02 Kişisel görüşlerimi belirtmeden önce genel olarak konusundan bahsedeceğim. 1848’de bir fae tarafından yönetilen İngilterede geçiyor. Ablasının sosyeteye takdim edilmesindeki şanssızlığından sonra sıra Ivy’e geliyor. Ivy, ablasının başarısızlığından sonra sırtında ailesinin sosyetedeki yerini korumanın yükünü taşıyor. Queen Mor, o yıl evlencek olan fae prens oğluna layık bir gelin adayı bulmak amacıyla çeşitli ‘oyunlar’ oynatıyor.
Çok ama çok uzun bir süre boyunca bu kızların birbiriyle yarışını okuyoruz. Bence kitap çok yavaş ilerledi. Heycanlanmaya başladığımda 250+ sayfalara gelmiştim, hatta yarım mı bıraksam diye düşünmüştüm. Bu yüzden birkaç puan kırdım.
Karakterlerin gözünden bölümler onlara ısınmamda çok yardımcı oldu. Kitabın en sevdiğim özelliklerinden biri buydu. Yavaş yerleri atlattıktan sonra bir dahaki bölümde ne olacağını asla tahmin edememeye başladım. Ama fantastik demeye bin şahit ister gibi düşünüyorum… kafama domates atmazsanız lskcoskxsöx. Tabii periler var ve öteki dünya var fakat ben fantastik bir kitapta bu kadar az büyü/sihir hiç okumamıştım sanırım. Dünyayı bir türlü oturtamadım kafamda. Sanki kitabın tek amacı süslenelim, baloya gidelim, Prince Bram’in gözüne girelim gibiydi. Sihirden ve büyüden bahsediliyor ama ben şahsen yeterli bulmadım. The Cruel Prince’e benzediğini söylüyorlar, bende o yüzden okumak istemiştim ama tek benzerliği öteki dünya ve gerçek dünya olması, bir de faeler olması. Bir de partilerde insanlara eziyet edip eğlenmeleri.
Sonunu göze alırsam ikinci kitap bence çok daha fantastik olacaktır. Genel olarak nötr kaldığım bir kitap.