Buzlu Oralet
Size gönülden sevdiğim bir kitap önerisiyle geldim. Şimdiden söylemek isterim ki bu kitapta sizde kendinizden muhakkak bir şey bulacaksınız ve hisleriniz karşılıksız kalmayacak..
Bilirsiniz ki biz okurlar kitaplarla dertleşiriz, onlarla hüzünlenir, onlarla kızar, onlarla mutlu oluruz. İşte bu kitaptaki her karaktere okurken ayrı bir duygu besliyoruz. Bence en güzel yanı da bu; yani bizim kadar doğal oluşu..
Nesrin.. öyle kırılgan, tertemiz, güzel, uyumlu genç bir kız. Annesi Adile hanım, babası Kadim bey ve kız kardeşi Sezin’in istekleri arasında sıkışmış ama kendi seçimlerinin ve fikirlerinin asla önemsenmediği bir hayatın içinde susup kalmış. Aslında çok başarılı bir ressam olmasının ailesinin gözünde en ufak bir değeri yok.. Arkadaşı Hande ise ona hep tam destek..
Bir gün Hande ve Nesrin’in tüm zincirleri kırmak istediği bir ân oluyor. Ama bu sınırları geçebilecekler mi? Hayallerine ulaşabilecekler mi? Elinizden bırakamayacak şekilde çevireceksiniz sayfaları, büyük bir merakla okuyacaksınız, o kadar söyleyeyim..
Bu harika bir yeniden doğuş, çok iyi bir varoluş hikâyesi bana göre. Hayatı elinden çalınmış herkes de mutlaka okumalı. Belki sizin de seçimleriniz çevrenize zamanında saçma ve yanlış gelmiştir, o zaman bu kitaptaki tüm karakterler sizin aileniz olur..
Adile hanım ve Kadim beye öyle kızdım öyle kızdım ki, kitap boyunca onlarla ve küçük kızları Sezin’le kavga ettim. Saçlarını yolmak istedim o kardeşinin, hırsımı hâlâ alamadım. Kadim bey sonradan ağlattı beni, canı sağolsun Hande’ye hep teşekkür ettim, iyi ki dedim. Ceren’e kimi zaman ‘âh be Ceren’ dedim, sonra sarıldım. Aziz’i kelimelerimle dövdüm sık sık, Nesrin’i ‘helal be kızım’ diye diye okudum.. Sancar’a ise sonsuz saygı duydum.
Kısacası yüreğim bu kitabı çok sevdi..
Çok seveceğiniz bir kitap arayışındaysanız, ikinci bir seçeneğe ihtiyacınız dâhi yok..