Çok gezenler olmuştur sığınmıştır oraya
Kimi peygamber, yedi uyur, evliya
Gezindin oralarda dürülmüş bir alemi
Ürktün bazı, oldun bazen harami
Bir fosfordan ışık gibi yansıyan
Bir sis gibi yaklaşınca dağılan
Dalıverip en karanlık noktaya
Tatlı bir düş gibi... Mağaraya...
Sırlar gizli taşların çatlağında
Zaman durur o derin boşluğunda...
Dürülmüş bir alem, tozlu ve derin
Korkuyla karışık huzuru yerin
Girersin çıkılmaz o hülyadan
koparsın artık gerçek dünyadan
Tatlı bir düş...
Işık gibi...
Dağılan bir sis gibi...