Kemal Varol’un Babamın Bağlaması adlı romanı, aile ilişkileri ve geçmiş duygusu üzerine kurulmuş içten bir anlatıdır. Romanın merkezinde bir bağlama bulunsa da aslında anlatılan şey bir eşyanın ötesinde, insanın geçmişiyle kurduğu bağdır. Yazar, özellikle baba-oğul arasındaki sessiz ilişkiyi Anadolu yaşamı içinde doğal ve gerçekçi bir şekilde işler.
Eserde karakterler duygularını açıkça ifade etmekten çok suskunluklarıyla dikkat çeker. Bu durum romandaki hüznü daha güçlü hâle getirir. Bağlama ise yalnızca müzik aleti değil; hatıraları, özlemi ve aile mirasını temsil eden bir sembol olarak kullanılmıştır. Roman boyunca geçmişin insan hayatında bıraktığı izlerin kolay silinmediği görülür.
Kemal Varol’un dili sade olmasına rağmen duygusal açıdan oldukça etkileyicidir. Özellikle küçük ayrıntılar üzerinden büyük duygular hissettirmesi romanın en güçlü yönlerinden biridir. Yazar, Anadolu insanının gündelik yaşamını abartıya kaçmadan anlatırken okuyucuya samimi bir atmosfer sunar.
Romanın temel mesajı, insanların çoğu zaman sevgilerini sözlerle değil davranışlarıyla göstermesidir. Bu nedenle eser, aile bağları, özlem ve geçmişle yüzleşme üzerine düşündüren duygusal bir anlatı olarak öne çıkar.