·309 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2026 21:57 Sessiz Hasta bittiğinde kitabı duvara fırlatmak istedim.
Kitap boyunca Alicia’yı iyileştirmeye çalışan, onun sessizliğini dert edinen o "idealist" doktora nasıl da inanmışım ! Theo Faber, "güvenilmez anlatıcı" kavramının ne demek olduğunu bana en sert şekilde öğretti. Biz onun Alicia’yı kurtarmasını beklerken, aslında kendi karanlığında kaybolmuş bir adamın peşinden gitmişiz. Bir okuyucu olarak kendimi ihanete uğramış hissediyorum!
Alicia’ya başta acımıştım, sonra ondan korktum ama finalde her şey yerli yerine oturduğunda sadece derin bir üzüntü duydum. Onun sessizliği aslında bir seçim değil, bir mecburiyetmiş. Karşısındaki adamın maskesini gördüğünde neden tek bir kelime bile etmediğini şimdi çok daha iyi anlıyorum. Kim böyle bir "kurtarıcıya" konuşmak ister ki?
..Sonuç olarak, her ne kadar sonunda sinir olsam da kitap o kadar akıcı ilerledi ki nasıl bittiğini anlamadım.Okunmaya değer...