Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 17:35
Bir şeyi halledip bitirmeden veya bir eseri anlayarak okuyup tamamlamadan diğerine başlamak, unutkanlığa sebep olur. Kitaptaki bu sözü beğendim. Bence bu ifadenin arkasında yatan asıl mesele, bilginin bir istifleme aracı değil, bir inşa aracı olarak görülmesidir. İşte bu sözün düşündürdüğü birkaç temel nokta: ​ ​Zihnimiz bir bilgisayar tarayıcısı gibidir. Bir kitabı anlamadan kapatıp diğerine geçmek veya bir işi bitirmeden yenisine atlamak, arka planda onlarca "açık sekme" bırakmaya benzer. Bu durum işlemciyi, yani hafızayı yorar. Zihin, bitmemiş işlerin ağırlığı altında ezildiği için yeni geleni kaydedecek yer bulamaz; bu da dediğiniz gibi unutkanlığı ve odak kaybını doğurur. ​ ​Günümüzde her şeyi biliyoruz ama hiçbir şeyi tam anlamıyoruz. Sözde geçen "anlayarak okuyup tamamlamak" vurgusu, bilgiyi idrak seviyesine çıkarma sanatıdır. Bir eseri bitirdiğinizde o artık sizin bir parçanız olur. Yarım bırakılan ise sadece dışarıdan bakılmış bir manzaradır, hatırası çabuk silinir. ​"Bir Dava Adamı" vurgusu burada çok kritik. Bir dava, sabır ve süreklilik gerektirir. Bir meseleyi sonuna kadar götüremeyen insan, hayatın genelinde de rüzgarın önündeki yaprak gibi savrulur. Bu söz aslında bize şunu söylüyor: ​"Nitelik, nicelikten üstündür." On kitap okuyup hiçbirini hayatına katmamaktansa, bir kitabı ruhuna sindirerek bitirmek insanı daha çok büyütür. ​Sizce bugün bizi bu "yarım bırakma" telaşına iten şey, her şeye çok hızlı erişebiliyor oluşumuzun getirdiği bir sabırsızlık olabilir mi?
Duygu ve Düşünce
Bir Dava Adamı’nın NotlarıZübeyir Gündüzalp · Mega Basım Yayınları · 2003663 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.