Athica yayınlarının bu iyi hisset serilerini seviyorum. Sakin, sade, pembe bulutların üzerindeki anlatılar insanı sakinleştiriyor. Çoğunda da bir kitapçı çevresinde gelişen hikayeler anlatılınca o kitapçıyı bulup da gitmek istiyorsunuz.
Sakura mevsimi Japonya’nın mart sonu Nisan başı arasında ağaçların pembe ve beyaz çiçekleri ile insanı büyülediği o huzurlu dönem. Bu kitapta da sakura mevsiminde kırmızıdan beyaza çiçekler açan heybetli bir ağacın altındaki kitapçıya konuk oluyoruz. İçerisi mis gibi kahve kokan bu kitapçının iki ana karakteri ise genç bir kız ve üç renkli kedi , Kobako.
Dört bölümden oluşan kitapta kitapçıya konuk olan kişiler her bölümde değişiyor. Her bir karakterin de kendi içinde pişmanlıkları, unuttukları ile beraber hatırlamak istedikleri noktalar mevcut. Ellerine bir şekilde ulaşmış olan kitaptaki bir cümle ile kendilerini Sakura Mevsimi Kitapçısında bulup diledikleri bir arzunun gerçekleşmesini seyrediyorlar. Kitabın tam da bu noktası ile bence yazar vaat ettiğini yakalıyor. Sonuçta iyi hisset serisi vaadiyle kitapta bir şeylerin pamuk şeker kıvamında ilerliyor olması gerek. Bu kitabın da pamuk şekeri karakterlerin dilediklerinin bir kitapçıda gerçekleşiyor oluşu. Daha sonra ise bir kitabın kapanma sesiyle beraber uykudan uyanmaları.
Kitabın çıkış noktası güzel. Yazarın varmak istediği kitapların bize farklı dünyalar sunduğu fikri kişilerin geçmişteki anılarıyla birleştirilmiş. Hatta farklı yerlerde bir kitabın aynı cümlesine bakan iki kişinin olmasıyla Sakura Mevsimi Kitapçısına geçişin başlaması da güzel bir şans olarak sunuluyor.
Fakat, karakterlerin ve bir noktada olay örgüsünün de sığ kaldığını düşünüyorum. Dört bölüm olmasından ziyade bir karakteri tanıyıp onun kitapçıdaki anlarına tanıklık etmek daha keyifli bir metin sunabilirdi.
Fazla beklentiye girmeden, edebi kaygıları ise hiç gütmeden, sakince okunacak bir kitap. İyi Hisset serisinden “Soyang-Ri’nin Kitap Mutfağı” veya “Hyunam-Dong Kitabevi” daha keyifli bir okuma sunacaktır.