·304 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2026 20:15 Kitabın spiritüel yaklaşımına katılmamakla beraber insan ilişkileri ile ilgili görüşlerini çok beğendiğimi söyleyebilirim. Birçok çatışmayı basite indirgeyerek karmaşık insan ilişkilerini kolaylaştırmak mümkün görünüyor gözüme kitabı okurken. Keşke benim de Shanti isimli bir dostum olsaydı diyorum ama kitabın sonundaki yazar notunda sevdiklerinizin Shanti'si olun öğüdünü gördükten sonra böyle bir rehberi beklemektense ona dönüşmeye çalışmak daha olması gereken olarak geliyor gözüme. Tıpkı kitaptaki bir diğer mesajda olduğu gibi. Mucize beklemeyi bırakıp değişmesi gerekenin kendimiz olduğunu anladığımızda dünyanın gerçekten değişebileceğini görüyoruz. Kitabı özetleyecek olursak ; Maëlle ve Romane iki kadın arkadaş. Ara ara buluşuyorlar yoğunluktan bir araya gelememişler uzun süredir. Maëlle bir gün Romaneden acil buluşmak istediğine dair bir mesaj alır. İtiraz etse de dediği yere gider. Öğrenir ki arkadaşı meme kanseridir ve tedavi olduğu onkoloji merkezindedir. Romane Onu kendisine acıması için çağırmadığını 16 yıllık arkadaşlıkları boyunca ilk kez bir şey istemek için çağırdığını söyler. İsteği de şudur: Nepalde geleneksel bir yöntem varmış. Bu yöntemle insanın düşünce yapısını değiştirerek ve bilinç seviyesini yükselterek hastalıklardan kurtulması mümkünmüş. Ancak hçbir yerde yazmıyormuş çin ve nepalde çıkan çatışmalardan sonra hükümet bu çalışmaları saklıyormuş. Kendisi çok araştırmış hatta araştırırken ilaç şirketlerinden birinden tehdit filan da almış mektupla. Katmanduda yaşayan Jason diye bi arkadaşı bu el yazmalarından birinin kopyasını ele geçirmiş Romaneye verecekmiş ama kendisi bu klinikten çıkamadığı için arkadaşı Maëlle'den rica ediyor. Maëlle baya karşı çıkıyor tabü tüm bunları saçmalık olarak görüyor. Ama yine de getireceğine söz vermek zorunda kalıyor. Arkadaşı ona uçak biletini dahi ayarlamıştır.
Maëlle Katmanduya gidiyor oteli buluyor. Otelde jasonı bulamıyor jason ona mektup bırakmış işte acil bi tıbbi yardım için bir manastıra gittim Shanti isimli bi rehber var o seni bana getirecek diyor.
Maëlle sinirleniyor yine işi hemen bitmediği için. Sonra otelin sahibi 60 yaşlarında uzun dalgalı saçlı bi kadınla ki adı Maya bu kadının. bodhnatı gezmeye başlıyorlar. Maëlle büyülenmiş gibi budayı ve bu yerlerdeki sembolizmi dinliyor mayadan. Ama aklı hep çekmeyen telefonda ve işlerinde. Maya diyor ki senin aklın başka yerde. Madem zorunluluktan burdasın neden zevk almaya keyif almaya bakmıyorsun. Bunu nasıl yapacağım diyor Maëlle. Maya diyor ki doğru bildiklerini unutup herşeyi tıpkı yeni doğmuş ve etrafındaki herşeye hayranlıkla bakan bir bebek gibi keşfetmen gerekiyor. Shanti geldiğinde jasonı bulmak için himalayalara doğru bir rota çiziyorlar. Maëlle baya isteksiz davranıyor. Ama maya ve shanti onu ikna ediyorlar. Yargılamamasını ve bildiği şeylerle kıyaslamamasını söylüyorlar. Yolda da çok sıkıntılar yaşıyorlar. Ama shanti her zorlukta her aşamada Maëlle'in tüm düşüncesini değiştirecek bir şey söylüyor. Mesela yolda Maëlle geri dönmek istiyor. Shanti diyor ki bak Thim köprü üzerinde nasıl eğleniyor. Çünkü onun beyni köprüyü hoş bir geçit olarak algılıyor senin beynin ise bir ölüm tehlikesi olarak... diyor. Yolculuk sırasında Matteo isimli bir italyan erkekle tanışıyor. Ona önceki ilişkisinden dolayı önyargılı davranıyor. Onu uzaklaştırıyor. Shanti ile konuşmaları sırasında geçmişle ilgili yaşantılarını bir kenara bırakıp ne istediğine karar verip ona göre hareket etmesi gerektiğini anlıyor. Korkuya değil sevgiye göre hareket etmesi gerektiğine karar veriyor. Matteo ile tekrar karşılaştıklarında Maëlle onun ilgisine karşılık veriyor ve saldırganca yaklaşmıyor. Bu sayede mutluluk duymaya başlıyor aşık oluyor. Jason'ı bulduklarında jason ona kapalı bir zarf veriyor. Onu çantasına koyuyor. Sonra birlikte dönüş yolculuğuna başlıyorlar. Ara sıra bazı yerlerde konaklıyorlar. Deneyimleri sırasında hepsinin aynı rüyayı gördükleri bile oluyor. Matteonun kaybolduğu bir gün Maëlle yine öfkeye kapılıyor. Ama matteo dönüp de arkadaşlarının ayağını köpek ısırdığını ondan gittiklerini anlattığında mahcup oluyor. Yine ön yargı ile yorumda bulunduğunu görüyor. İlerleyen günlerde matteo ile ayrılık vakti geldiğinde matteonun telefonunda laura diye bir kadından mesaj geldiğini görüyor. Üstelik matteonun romane ile de en başından beri mesajlaşıp Maëlle hakkında bilgi verdiğini de okuyor. Çok sinirlenip telefonu duştaki matteoya fırlatıp onu terk ediyor. Sinirle çantasındaki kadim bilgi içeren kitabı açıp onun tamamen boş sayfalar olduğunu görüyor. Matteo italyaya uçuyor. Birkaç gün sonra ona mektup bıraktığını öğreniyor onu da yırtıyor. Maëlle yolculukta tanıştığı ve bağ kurduğu herkesle vedalaşıyor. Shanti ondan hiç ayrılmayacağını çünkü onda bir iz bıraktığını söylüyor. Ağlamamasını anı yaşayıp bu anın değerli olduğunu kendine hep anımsatmasını söylüyor. En son uçağa binip parise uçuyor. Her yer aynı olsa da Maëlle için dünya artık bambaşka görünmektedir. Sonra arkadaşı romane ile buluşuyor. Ona kızgın olsa da egosunu susturuyor. Romane aslında Maëlle’i onu kurtarması için değil, Maëlle’in kendisini kurtarması için oraya göndermiştir. Matteoyu ona göz kulak olması için romane göndermiştir evet ama matteo Maëlle'e aşık olmuştur. Ona mesaj atan laura ise matteonun kız kardeşidir. Maëlle yine ön yargılarına ve yorumlarına esir düşmüştür. Ama Matteo ona yine mektup bırakmıştır. Mektupta milano bileti ve herşeyi açıklayacağına dair güzel bir mektup vardır. Maëlle ağlar arkadaşı ağlar. Boş deftere ikisi de bişeyler yazar. Ve Maëlle hayatının aşkı ile buluşmaya gider