Gönderi

Puan vermedi·160 syf.··
2026 14. kitabı
Biraz maruz bırakacağım demiştim. Konumuz Haşhaşiler… Hiç bilmeyen ve merak edenler için _Fedailerin Kalesi Alamut_ (Vladimir Bartol) ve Amin Maalouf’un _Semerkant_ kitabını öncelikli tavsiye ederim. Çünkü Ayşe Hoca’nın efsaneleri tartıştığı bu kitap, tarihi kaynaklarda yazanlar çerçevesinde aktarılsa da bilen bilir. Ben rivayetlere ve efsanelere bayılırım. Ama hayat efsanelerle şişirilmiş kahramanlık hikâyelerinden ibaret değil elbette. Ayakları yere basan, akıl-bali insanlar olarak olayların aslı astarını bilmek gerek. Hasan Sabbah, İsmaili tarikatının önemli liderlerinden biri. Abbasi halifesine karşı gelip, Peygamber soyundan gelen birinin imam olması gerektiğini savunan ve Abbasi eksenindeki Sünnîliğe savaş açmış biri. Haliyle Türkler Abbasiler aracılığıyla İslamiyeti kabul ettiği için Selçuklu ve Melikşah da radarında. Ama asıl rakip gördüğü kişi Selçuklu veziri Nizamülmülk. Bununla ilgili çok rivayet var. Aslında okul arkadaşı iken birbirlerine verdikleri sözü tutmamalarına dayanan bir rivayet var. Hatta Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Sabbah… Nizamülmülk’ün Sabbah’ı tehlikeli görüp ona savaş açtığını iddia edenler var. Bildiğimiz tek gerçek, düşman oldukları ve bu savaş uğruna Selçuklu’nun dağılma sürecine girdiği. Tabi enteresan bir tarikat, isim kökeni tartışmalı. Batılı kaynaklar, özellikle Marco Polo’nun Haçlılardan öğrendiği haliyle, afyon (haşhaş) içip sapkın işler yapan fedailerden oluştuğunu ve bu yüzden adının “Haşhaşi” olduğunu söylüyor. Bu kitap biraz aksini iddia etmekte… Yine Alamut Kalesi ve “cennet bahçeleri” iddiası var. Alamut çok korunaklı, yakınından ırmak akan bir kale. Fedailer suikastleri yaparken cennete erişeceklerini düşünüyor. Burada afyon etkisiyle sahte bir cennet mi vardı, yoksa cennete ulaşma bir metafor muydu? Efsanelere bakılırsa cennet bahçesi vardı. Ama kitaba göre Batılı yazarlar, inancı uğruna ölüme gitmeyi düşünen insanların sağlıklı kafada olmadığını düşünerek Haşhaşiliği mantıklı bulmuş. Peki kim bunlar? Nizari İsmailileri. Sabbah dönemi, inanç ekseninde davası uğruna mücadele eden bir adam portresi çiziyor. Sonrası biraz karışık… Aslında siyasal İslam’ın en temel hissedildiği bir durum bu. İnanç ekseninde güç ve hâkimiyet. Güç Sabbah’ta iken sıkıntı yok gibi. Ama aynı güç, vizyonu daha düşük kişilerin elinde saltanat yolunda heba oluyor.
1000k
HaşhaşilerAyşe Atıcı Arayancan · Yeditepe Yayınları · 202058 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.