8/10
·616 syf.··
2026 29. kitabı
Muhteşem Binyıl Kederini gösterirsen yalnızca acırlar sana,fakat onun yerine öfkeni koyarsan korku,güç ve saygı kazanırsın. Tarih kitaplarını zaten bayılarak okuyorum ama bir de içine fantastik unsurlar katınca resmen ayrı bir yere gidiyor benim için. Bu kitabı da o yüzden epey merak ederek başladım. Hakikaten bazı yerlerde “bir bölüm daha” deyip kendimi kaptırdım, gece geç saatlere kadar okudum. Hikaye Fatih Sultan Mehmet’in Alp Er Tunga’ya verdiği kritik görevle açılıyor. Vlad’a ulaştırılması gereken mühürlü bir pusula var ama daha önce gidenlerden hiçbiri geri dönememiş. Buna rağmen Alp Er Tunga sevdiği kadın Angela’yı geride bırakıp yollara düşüyor. Asıl macera da ondan sonra başlıyor tabii. Görev sırasında bir lanete maruz kalıyor ve ölümsüz oluyor. Tam 309 yıl boyunca zindanda esir kalıyor. Sonra eski bir dostunun yardımıyla kurtuluyor ama artık bambaşka biri. İçinde kocaman bir öfke ve intikam ateşi var. Dünyayı dolaşıp Drakula’nın peşine düşüyor. Okurken bir yandan da ister istemez düşünüyorsun: Bunca yıl sonra Angela’yı bulması mümkün mü acaba? Kitabın en sevdiğim yanı, tarihî atmosferle fantastik öğeleri çok iyi harmanlamasıydı. Eğer vampirler, cadılar ve zamanda yolculuk gibi temalar ilginizi çekiyorsa, bu kitaba kesinlikle bir şans verin derim. Bazı sahneler o kadar iyi yazılmış ki gözümde direkt film gibi canlandı. Ben gerçekten severek okudum; tek eleştirim, belki biraz daha kısa tutulsa temposunun çok daha yüksek olabileceği yönünde. Her şey bencillikten doğar ;anlayış bile …
Muhteşem BinyılHazan Mengü · Gutenberg · 202611 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.