7/10
·112 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 13:29
Deneme okumayı severim. Zira roman ve şiire nispetle, kalem sahibinin hakikî düşüncelerini, hayat telakkisini daha cüretkâr ve pervasız bir surette aksettiren bir nev’idir bu düzyazı. Ahmet Haşim’in sembolizmin Türk edebiyatındaki mühim mümessillerinden olduğunu nazar-ı itibara alırsak, Fransız edebiyatından Charles Baudelaire’i muhabbetle okuyan biri olarak, onu örnek ittihaz eden bu yazarın eserlerine büyük bir iştiyakla başladım. Söylemekte fayda var ki, hakikaten bu kitapta Paris Sıkıntısı ’nın izlerine tesadüf etmek mümkündür. Hattâ gûyâ her ikisi de aynı kalemden çıkmışçasına müşterek bir lisanla kaleme alınmıştır. Bunlara ilâveten, eski Türkçe ile kaleme alınmış eserlerde, bugün idraki müşkil kelimeleri tahlil etmeye çalışmak bana ayrı bir zevk verir. Bu itibarla Hâşim, sanat için sanat telakkisiyle yüksek perdeden icra ettiği tasvirleriyle beni kendine celbetmiştir. Ne var ki, Hâşim’in bu eserinde ele aldığı mevzuların ekserisi alâkamı celbetmedi. Paris’i âdeta körü körüne bir hayranlıkla tebcil etmesi, bunu yaparken İstanbul’u kirli bir şehir gibi gösteren mukayeselerle kendi tezini tahkim etme gayreti fazlasıyla barizdi. Bu hâliyle kaleme aldıkları, ilk defa yurt dışına çıkmış yeniyetmelerin hissettiği içi boş hayranlık duygusunu andırmaktadır. Bunlardan onu tefrik eden yegâne unsur ise anlatım kudretidir ki, bu kudretin bariz olgunluğu okuyucuyu metne raptederek okumaya sevk eder. Diğer bir husus da şudur ki, Hâşim kadınlar hakkında yer yer tutarsız ve haddini mütecaviz yorumlar yapmaktan geri durmaz. Satırlar arasında bir nevî ukelâlık nazar-ı dikkatimi celbetti. Evlilik fikrini istihfaf etmiş, zaten izdivaç etmemiş bir kimse olarak, ancak farazî kalabilecek derecede az tanıdığı kadınlar hakkında kanaatlerini tasfiye etmediği aşikârdır. Evvelce şiirlerini de okumuş biri olarak, “Fesübhanallah,” dedim; “Demek hakikî Hâşim bu imiş.” Bunca müzeyyen cümlelerin ardında, romantizmden bu denli uzak, içgüdülerinin sevkiyle hareket eden bir erkek saklı imiş. İnsan, bu derece sığ mülâhazaların bu kadar iddialı satırlara nasıl dönüştüğüne hayret-fenzâ bir hisle şahit oluyor. Neticede, ruhumda hafif bir sükût-ı hayal uyanmış olsa dahi, okumuş olmaktan nedamet duymadığım müstesna bir eserdir bu.
Bize Göre ve Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · İthaki Yayınları · 20221,810 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.