İlkokul yıllarımda okuduğum, konusunu tam olarak hatırlamasam da bende bıraktığı duygusu hâlâ canlı olan Bir Şeftali Bin Şeftali’yi, Samed Behrengi’nin kaleminden bu yaşımda tekrar okumak nasip oldu. İyi ki de okumuşum.
Kitapta, küsen ve meyve vermeyen bir şeftali ağacının hikâyesine tanık oluyoruz. Tabii bu hikâye, göründüğünden çok daha fazlasını içinde barındırıyor. Bir tohumun ekilmesinden meyve vermesine kadar geçen yolculuğu; içinizi ısıtan sevgi ve dostluğu; emeği, sınıf farklılıklarını ve adaletsizliği kısacık ama etkileyici bir anlatımla sunuyor.
Çocuk kitabı dediğime bakmayın; bence büyüklerin de okuyup içinden pek çok mesaj çıkarabileceği bir eser. Kısa ama düşündüren, sade ama derin bir kitap okumak isterseniz Bir Şeftali Bin Şeftali’ye şans verebilirsiniz.
Siz çocukken okuyup yıllar sonra tekrar okumak istediğiniz bir kitabı hatırlıyor musunuz?
#birşeftalibinşeftali #samedbehrengi #ki̇tapyorumu #tavsiye #alinti
“Kendi içimde gelişmiş, kendimi yemiş bitirmiştim; ama yok olmak demek değildi bu, başkalaşmak, biçim değiştirmek demekti.”
“Toprak, anamın da anasıydı, benim de anamdı. Kuşkusuz tüm canlıların anasıydı toprak...”
“Toprak, üstünde çalışanındır. Bu toprak parçasını biz ektik, ürünü de bizim olacak.”
“Kızım, bana sıkıca yapışmış, özsuyumu emiyordu. Canımı da acıtıyordu ya ona hiç kızmıyordum. Anaydım çünkü güzeller güzeli bir tek kızım vardı.”
“...üzüntüden tüm yapraklarımı dökmek, sonsuza dek kurumak ve ölmek istedim.”