Gönderi

Bedri Rahmi ile karşılaşma
8/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:08
Resim müzesinde karşılaştık ilk Bedri Rahmi’nin tuvalleriyle. Renkleri henüz zihnimde taze iken, bu kez Casa Botter’in tarihi atmosferinde dostlarına yazdığı resimli mektuplarına denk geldim. Satırlarındaki samimiyet içime işlemeye başlamıştı ki, bir gün yolum sahaflara düştü. Tozlu kitap raflarının arasında geziniyor, sayfaların kokusunu içime çekiyordum. Tam o sırada, sanki kitapların arasından bir ses bana seslendi: -"Seninle çok sık karşılaşır olduk dostum. Gel, bir de şiirlerimi oku..." Şaşkınlıkla uzanıp kitabı elime aldım. Sayfaları araladığımda, Bedri Rahmi’nin çizdiği karakterler, yazdığı şiirlerin arasında neşeyle dolaşıyordu. Tam o esnada karakterlerde birisi bana göz kırptı: "Al bu kitabı, sakın kaçırma. Bir daha istesen de bulamazsın," dedi. Sese kulak verdim; kitabı alıp eve getirdim. Kapağını açıp okumaya başladığım an, Bedri Rahmi’yi aslında hiç tanımadığımı anladım. Önce "Yaradana Mektuplar" ile yüreğini ardına kadar açtı bana. Dünyevi kaygılardan uzak, çocuksu bir samimiyetle ettiği duaları beraber okuduk. Oğluna yazdığı dizelerde birlikte duygulandık. Sonra tutkulu aşkından bahsetti; hani şu meşhur Karadut Hanım’dan... Hem şiirler yazmış hem resimler çizmiş. Birazcık edepsizce. Gelmiş geçmiş zaman ölmüş insanlar diyip hızlıca geçtim o sayfaları. Ardından "Tuz" kitabının sayfaları açıldı önümde. İstanbul çeşmelerine, Üsküdar’ın el emeği yazmalarına destanlar yazmıştı; ama ne yazmak... Asıl vurucu darbeyi ise "Merhaba Yeşil" kitabındaki İstanbul Destanı ile indirdi yüreğime. Çok sevdiği dostu Sait Faik’i öyle bir hüzünle anmıştı ki, içim sızladı. Aynı şiirin içinde Galata Kulesi ile Kız Kulesi’ni baş göz ediverdi. Ah, bir de o meşhur En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin deyişi yok mu... O an sayfaların arasından fırlayıp gelse, "Helal be üstad!"* diyerek boynuna sarılasım geldi. Bedri Rahmi Lorca’ya ağıtlar yaktı, denize türküler söyledi, Aşık Veysel’e derin bir selam yolladı. Hayatı boyunca yolları mesken tutmuş o büyük sanatçı, yıllar sonra bir sahaf rafından çıkıp gelmiş, benimle yoldaş olmuştu.
Dol Karabakır DolBedri Rahmi Eyüboğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010917 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.