·192 syf.····Okunma: 17 Mayıs 2026 15:30 Esme Lennox Nasıl Yok Oldu bende oldukça hüzünlü ve rahatsız edici bir his bıraktı. Kitabı okurken aslında bir kadının yalnızca farklı olduğu için, toplumun çizdiği sınırların dışına çıktığı için nasıl görünmez hâle getirilebildiğini düşündüm.
Esme, “hanım hanımcık” olması beklenen kardeşinin yanında daha özgür, daha hareketli, daha kalıpların dışında biri gibi duruyor ve sanki bunun bedelini bütün hayatıyla ödüyor. Bir noktadan sonra mesele yalnızca aile baskısı olmaktan çıkıyor.
Kıskançlık, toplum baskısı ve kadınlardan beklenen davranış kalıpları birleşerek 61 yıllık bir esarete dönüşüyor. Beni en çok etkileyen şey de buydu. Bir insanı fiziksel olarak yok etmeden de hayatından silmenin mümkün olması çok çarpıcı geldi.
Kitabın dilini genel olarak akıcı buldum. Sayfalar hızlı ilerledi ve hikâye kendini merak ettirdi. Fakat çeviri konusunda bazı yerlerde zorlandım. Bazı cümleler bana biraz kopuk geldi ve anlatının akışını zaman zaman etkilediğini düşündüm.
“biraz daha derine inebilirdi” hissi yarattı açıkçası... Esme’nin yaşadıkları ve karakterlerin psikolojik yönleri biraz daha detaylı işlenseydi beni çok daha fazla etkileyebilirdi diye düşündüm. Yine de kitap bittikten sonra aklımda kalan bir hikâye oldu. Çünkü Esme’nin yaşadıklarını okurken insan ister istemez şunu düşünüyor: Sorun yalnızca Esme’nin hikâyesi değil, farklı olduğu için susturulan bütün kadınların hikâyesi olabilir.