Aylin Balboa'dan okuduğum ilk kitap. Çok samimi bir dille yazılmış ve bir çırpıda okunuyor. Süslü cümleler yok gündelik hayatta nasıl bir dil kullanıyorsak o şekilde yazılmış samimiyeti buradan geliyor. Konu olarak da değişik bir kurgu. Sevdiği bir adam var adı Osman, sürekli adamla bi ayrılıyor bir barışıyor kendi içerisinde bunun ruhsal savaşını veriyor. Aslında insan psikolojisini güzel yansıttığını düşünüyorum. Kayıp, yas, hayata tutunamama aynı zamanda mutlulukları, sevinçleri hepsini içimizde hissediyoruz. Osman'a sürekli kendisini anlatıyor ama kitapta Osman hiç var olmuyor aslında. O başkahramanın zihninde, belki de gerçek değil kendi var etti bilemiyorum. Şans verilebilir bence.