Hüseyin Rahmi’nin toplumdaki ahlak anlayışını eleştirdiği, dönemine göre cesur bir romandır. Yazar, özellikle çıkar ilişkileri ve fuhuşun insanlar üzerindeki etkilerini anlatırken sadece kişileri değil, toplumu da sorgular. Romanın merkezindeki Ulviye Melek, “Kokotlar Mektebi” adında bir yer açarak genç kızları zengin erkeklerle birlikte olmaya hazırlar. Böylece ahlaksızlığın nasıl normalleştiğini göstermeye çalışır.
Romanın en güçlü yanlarından biri, ciddi bir konuyu mizah ve ironiyle anlatmasıdır. Hüseyin Rahmi, insanlara doğrudan öğüt vermek yerine toplumdaki çelişkileri gösterir. İnsanların dışarıdan ahlaklı görünmeye çalışırken kendi çıkarları için değerlerini kolayca unutabildiğini anlatır. Bu yüzden roman, sadece yazıldığı dönemi değil, bugünü de düşündüren bir eser hâline gelir.
Romanın adı da dikkat çekicidir. “Mektep” kelimesi eğitim ve saygıyı çağrıştırırken “kokot” bunun tam tersini temsil eder. Yazar bu zıtlığı özellikle kullanarak okurun dikkatini çekmek ister.
Kitabın ön sözü de önemlidir. Hüseyin Rahmi burada hem olayların kurgu olduğunu söyler hem de gerçek hayattaki sorunlardan esinlendiğini hissettirir. Ayrıca romanın sadece eğlendirmek için değil, toplumsal sorunları göstermek için yazıldığını açıkça belirtir.
Romanda Nietzsche’nin düşüncelerinin etkisi de görülür. Yazar, toplumun ahlak anlayışının çoğu zaman samimi olmadığını savunur ve insanların konuşmaktan kaçtığı konuları açıkça anlatır. Bu nedenle roman, sadece bir hikâye değil, ahlak üzerine düşündüren bir eser olur.
Bazı bölümlerde uzun konuşmalar ve felsefi tartışmalar nedeniyle ağır ilerlese de Kokotlar Mektebi, toplumun ahlak anlayışını sorgulayan ve okuru “ahlak gerçekten nedir?” sorusu üzerine düşündüren önemli bir romandır.
Keyifli okumalar.