Gönderi

Puan vermedi·128 syf.··
2026 47. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:11
"Bir yer, bir insana bu kadar mı ağır gelir! Tüm ölüleriyle birlikte kurşun gibi! Bir avuç evin olduğu şu küçücük kasaba bana öyle ağır geliyor ki! Bu kasabadan asla kurtulamam ben, unutmam mümkün değil!" (S.115) Natalia Ginzburg’un Akşamın Sesleri romanı, yazarın kalemiyle ilk kez tanıştığım eser oldu. Kitabın ilk başlarında karşıma çıkan o dedikodu kazanı atmosferi ve savaş sonrası insanlarının boş vermişliğini adeta bir gazete haberi soğukluğuyla anlatan dili beni biraz zorladı. Bir süre neyin içine girdiğimi anlamaya çalıştım. Fakat anlatıcımız Elsa ve çevresindeki insanlarla birlikte o doğal diyaloglar çoğalmaya başlayınca kitap da benim için yavaş yavaş yerine oturdu. Karakterlerin yan yana olsalar bile birbirlerine ne kadar uzak kaldığını görmek, savaşın geride bıraktığı sessiz yıkımı hissettirdi bana. Sakin görünen ama içinde tuhaf bir monotonluk taşıyan, zaman zaman mesafeli hissettirse de etkisi yavaşça büyüyen farklı bir romandı.
Akşamın SesleriNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 2024250 okunma
·
198 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.