248 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bilimkurgu Klasikleri'nde okuduğum 8. kitap "Ben, Robot" oldu. Yıllar önce Asimov'dan "Üç Robot Yasası" okumuş ve çok sevmiştim. Ancak bir türlü "Ben, Robot" okumak gelmemişti içimden. E artık İthaki sayesinde türü de iyice benimseyince bir çırpıda okudum eseri.

Bilimkurgu okumayı seven çoğu insanın bildiği Üç Robot Yasası'ndan bahsederek başlamalıyım incelememe. Yasalar şöyle;
1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. Robotlar, Birinci Kanun'la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
Asimov bu üç kanuna daha sonra yeni bir sıfırıncı kanun da eklemiş ve ilk kanun son şeklini böylece almıştır. Yani genel olarak Üç Robot Yasası insanlar ile robotlar arasındaki çizgiyi göz önüne alarak yapılmıştır.

İşte "Ben, Robot" da içinde öyküler barındıran ve her öyküde Üç Robot Yasası'na değinen bir eser. Robotlar ve insanlar arasındaki ilişkiyi farklı hikayelerle anlatır Asimov.
U.S. Robots & Mechanical Men'de çalışmış, 75 yaşında emekli bir robot psikoloğu Susan Calvin ile yapılan röportajlardan oluşuyor eserdeki öyküler. Anlatılanlar Susan Calvin'in anıları dolayısıyla.

Her öyküden bahsetmem olanaksız tabi ki. Ancak seçmem gerekseydi bu "Robbie" ve "Kayıplara Karışan Robot" olurdu sanırım. Birini seçip Robbie'den bahsedeceğim. Nestor 10'un öyküsünü okuma keyfini bozmak istemiyorum. Asimov, 1939'da yazıyor Robbie'yi. (Yazdığı ilk robot öyküsüdür aynı zamanda.) Robotların, insan yaşamına girdiği ve insanların robotlara yeni aşina olduğu yıllarda geçiyor öykü. Gloria Weston adlı sekiz yaşındaki bir kız ve ona bakıcılık yapan robotu Robbie çıkıyor karşımıza. Konuşmak dışında, insani birçok özelliğe sahip Robbie. Ve Gloria'nın en iyi arkadaşı. Baba bu durumdan memnun ancak anneye göre bu sakıncalı bir durum. Weston ailesinin yaptığı tartışmalar sonucunda aile bir karar alıyor ve bunu uyguluyor. Bize de kararın sonuçlarını okuyup düşünmek kalıyor.

Asimov okuyucuyu her öykü sonunda sorularla baş başa bırakıyor. Sıklıkla da şu sorular geliyor aklımıza;
"Robotlar ve insanlar dost olabilir mi?"
"Bir robot, insan için ne ifade ediyor?"
"Robotlar, insan emirlerine uyarken varlığını sorgulamaktan kaçınmalı mı?"
"Programlama hatasının sonuçları neler olabilir?"
"Kim daha zekidir? Robotlar mı yoksa onları programlayan insanlar mı?"

Susan Calvin ve Asimov arasındaki bağı da okuyoruz aslında "Ben, Robot" sayesinde. Bir röportajda Asimov; "Zaman geçtikçe Dr. Calvin'e aşık oldum" der. Genel olarak çok sevdiğim bir kitap oldu "Ben, Robot." Tüm öykülerin bir ana fikri ve dersi vardı. Keşke gerçek olsa dediğim öyküler, buruk bir hisle okuduklarım, merakla sonuna geldiklerim oldu. Beğenerek okunacak -benim açımdan geç kalınmış- bir kitaptı. (Yine harika bir kapak tasarımı ve renkle basılmıştı tabi. Çok yaşa İthaki diyelim hep birlikte. :D)
Hazır etkinlik --> #28996895 de süresizken mutlaka okuyunuz dostlarım... :)