Selamlar nasılsınız?
Bugün sizlere kalemiyle #EylülSerisi sayesinde tanıştığım ve çok sevdiğim yazarımın yeni bebeği ile geldim. Yazarımı zaten çok seviyorum ama sohbeti, samimiyeti ve sıcakkanlı oluşu da ayrı güzel. Ve şimdi öyle bir kitap yazmış ki. Konusu, karakterleri, olay örgüsü derken resmen içine çekine çekiyor insanı.
Ve şunu net söyleyebilirim ki
Poyraz'dan sonra Kartal favorim oldun be adam
Çünkü bu adam öyle güzel seviyor ki. Bir yandan alev ateş, bir yandan da insanın kalbine işleyen cinsten.
Hadi gelelim konusuna…
Metis, babası tarafından hiç sevilmeden büyümüş bir kız. Hem psikolojik hem fiziksel şiddete maruz kalmış. Annesiyle onu terk ettiğinde buna sevinse de kısa süre sonra annesini de kaybediyor. Hayatındaki tek tutku ise dans etmek. Ama yaşadıkları yüzünden o tutkudan bile uzak kalmak zorunda kalıyor.
Bir gece iş çıkışı duyduğu seslerin peşinden giderken siyahlar içindeki adamların işlediği bir cinayete şahit oluyor. Kaçmaya çalışsa da fark ediliyor. Gördüklerini unutması ve polise gitmemesi için tehdit ediliyor, hatta yaralanıyor. O geceden sonra ne bir polis görebiliyor ne de karakolun önünden geçebiliyor.
Tek amacı yedi ay sonraki uluslararası yarışmayı kazanmak, yurtdışına gitmek ve o adamlardan tamamen kurtulmak oluyor. Bunun için kendine ekip kuruyor.
Bir gece arkadaşı Rüya ile bara gittiklerinde rüya enisi bulmak için yanından ayrılıyor ve Metis, barmenlik yapan namıdiğer Zeus Bey yani Kartal ile sohbet etmeye başlıyor. Üfff Kartal dediğin adam da tam anlamıyla
Ama ilk başta Metis’i yanlış anlayıp ona h*yat kadını gibi davranıyor. Tam o sırada mekana polis baskını oluyor ve Metis saklanmak için Kartal’dan yardım istiyor. Önce reddetse de, Metis’in çaresizliğini görünce kabul ediyor.
Arkadaşı Rüya polisler tarafından götürülüyor ama Metis elinden hiçbir şey gelmeden olanları izlemek zorunda kalıyor.
Kartal’ın birlikte çalıştığı ve aynı zamanda Rüya’nın sevgilisi olan Enis yaralanınca, Kartal Metis’e birlikte çalışmayı teklif ediyor. Başta reddetse de sonunda kabul ediyor ve birlikte vakit geçirmeye başlıyorlar. Tabii bu süreçte Kartal’ın gizemli hareketleri de Metis’in dikkatini çekiyor.
Ki yani. Ben olsam ben de o teklifi kabul ederdim arkadaşlar. Adam mükemmel gerçekten
Birlikte çalıştıkça aralarındaki çekim giderek artıyor. Ama Metis’in hayatında bir de Ekin pisliği var tabii. Gram sevmedim ya. Sen ilgi gösterme, sonra Kartal’ı görünce kıskançlık krizlerine gir. Oldu başka?
Kartal duygularını açık açık dile getiriyor ama Metis ne kadar uzak durmaya çalışsa da ona karşı koyamıyor. Kim koyabilir ki zaten?
Her şey güzel giderken Metis’e Kartal’ın onu aldattığına dair mesajlar geliyor. İnanmak istemiyor ama gördükleri ve duydukları karşısında resmen yıkılıyor.
Tabii sinir olduğum karakterler de vardı. Özellikle Ekin ve Nefes.
Ekin sen tam bir pislik çıktın ya.
Nefes sende de bir şeyler var ama hadi bakalım, büyük ihtimal ikinci kitapta öğreneceğiz
Kartal ve Metis sonunda büyük bir yüzleşme yaşıyor. Ve bu yüzleşmenin ardından Metis, Kartal’ın gerçekte kim olduğunu ve aslında ne iş yaptığını öğreniyor. İşte orada büyük bir hayal kırıklığı yaşanıyor.
Ben kitabı resmen “Şimdi ne olacak?” diyerek kapattım. Çünkü evet, Metis de haklıydı Kartal da kendince haklıydı.
Kartal kendini affettirebilecek mi?
Metis onu affetmeye hazır mı?
Ve Kartal’ın sakladığı gerçek tam olarak ne?
Bunların cevabı için yazarcım ve yayınevimiz…
Lütfen ikinci kitabı üzerimize atar mısınız?
İstek değil gerçekten ihtiyaç artık.