Puan vermedi·400 syf.··
2026 48. kitabı
Selam canım nasılsın Bugün size, kendini yeniden bulma ve yasak gibi hissettiren, bir aşk hikâyesiyle geldim. Kovboy romantizmi havasını o kadar güzel vermiş ki kitabı okurken sürekli yağmur sonrası toprak kokusu, at çiftliğinin o sakin ama duygulu atmosferi ve küçük kasaba hissi zihnimde canlandı. Özellikle Laurel Creek’in o sıcak ortamı kitabın ruhunu inanılmaz taşımıştı. CeCe karakterini çok sevdim çünkü onun yaşadığı kırılma gerçekten hissediliyordu. Zehirli ilişkisinden çıkıp ailesinin yanına dönmesi sadece fiziksel bir dönüş değildi aslında kendini toparlama, yeniden nefes alma çabasıydı. Hayatının kontrolünü tekrar eline almaya çalışırken içindeki kırgınlıkları da görüyoruz. Bence kitabın en güçlü taraflarından biri buydu karakterlerin sadece aşk yaşaması değil, gerçekten iyileşmeye çalışmaları. Nash Carter ise klasik cool erkek karakter gibi başlayıp zamanla çok daha derin birine dönüşüyor. Eskiden CeCe’ye takılan, onunla uğraşan o çocuk hâlinin altında yıllardır bastırdığı duygular olduğunu görmek güzeldi. Özellikle CeCe’ye yardım etmeye çalıştığı sahnelerde onun sevgisini sözlerden çok davranışlarıyla göstermesi beni etkiledi. Kitapta abimin arkadaşı trope’unun hakkı gerçekten verilmişti çünkü aralarındaki gerilim sürekli hissediliyordu. Birbirlerinden uzak durmaya çalışmaları ama her seferinde yeniden birbirlerine çekilmeleri çok akıcı yazılmıştı. En sevdiğim şeylerden biri de ilişkinin bir anda olmamasıydı. Aralarındaki geçmiş kırgınlıklar, çocukluk anıları, yanlış anlaşılmalar ve çekim hissi yavaş yavaş büyüyor. Özellikle çiftlikte birlikte geçirdikleri anlarda o samimiyet çok doğal hissettirdi. CeCe’nin yeniden güçlü hissetmeye başlamasında Nash’in ona destek oluşu da romantik olduğu kadar duygusaldı. Kitap boyunca aile bağı da çok ön plandaydı. Ashby ailesinin dinamiği hikâyeyi daha sıcak hâle getiriyor. Sadece romantizm değil, aidiyet hissi de okuyorsun. O yüzden kitap bana sürekli bazen insan iyileşmek için başladığı yere dönmek zorundadır hissini verdi. Bazı sahnelerde geçmişin karakterleri nasıl etkilediğini görmek gerçekten can yakıyordu. CeCe’nin eski ilişkisinden kalan güvensizlikleriyle savaşması, Nash’in hislerini bastırmaya çalışması ve ikisinin de sürekli bu yanlış diyerek kendilerini durdurmaya çalışmaları kitabın duygusunu güçlendirmişti. Ama tam da bu yüzden aralarındaki yakınlaşmalar daha etkileyici olmuştu. Romantizm kısmı oldukça yoğun ama kitabı taşıyan asıl şey bence karakterlerin birbirine huzur olmaya çalışmasıydı. Sadece tutkulu bir aşk değil, aynı zamanda yanında kendin gibi hissedebildiğin biri temasını da çok güzel işlemiş. Özellikle Nash’in CeCe’ye kendini değerli hissettirdiği anlar aşırı iyiydi. Kısacası bu kitap bana kırılmış bir kalbin yeniden sevmeyi öğrenmesini, eve dönmenin bazen insanın kendine dönmesi olduğunu ve bazı insanların hayatına geç gelse bile doğru hissettirebildiğini anlattı. Eğer küçük kasaba atmosferi, kovboy romantizmi, abimin arkadaşı trope’u ve duygusal ama akıcı aşk hikâyeleri seviyorsanız bu kitap tam o hissi veriyor. Okurken hem sakinleşip hem de karakterlere bağlanıyorsunuz. Bitirdiğimde içimde tatlı ama hafif buruk bir his bıraktı.
1000Kitap
Dizginleri YakalaPaisley Hope · Pukka Yayınları · 202663 okunma
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.