Puan vermedi·456 syf.··
2026 31. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 15:58
Kitabı bu sabah Serra Menekay’ın ve Oya Deniz Çongar’ın sesinden dinlemeyi bitirdiğimde gözüm tarihe takıldı ve sürgünün yıl dönümünde olduğumuzu fark ettim. Ne desem eksik, anlamsız kalacak gibi hissediyorum. Büyük ölçüde gerçek hayattan kişilerden ve yaşanmış hikâyelerden beslenen romanda ne olursa olsun umudu kaybetmemeyi, vatana tutunmayı ve ayakta kalmayı okuyoruz. Bir gecede evlerinden, yurtlarından edilen insanlar, vatan duygusunu yıllar boyunca içlerinde taşımaya devam ediyor. Dillerini, kültürlerini, danslarını koruyarak, çocuklarına hiç görmedikleri toprakların sevgisini aktararak direniyorlar. Tüm bunlar iki kadın karakterin gözünden aktarılıyor bize. Serra Menekay’ın harika anlatımıyla, Nehar’ın önce Almanya sonra Türkiye’ye uzanan göç hikâyesiyle Fatma’nın Sibirya ve Orta Asya’daki sürgün yılları iç içe geçiyor. İkisinin hayatı da inanılmaz hikâyelerle dolu. Ancak kitabın yazarı Serra Menekay’ın büyük halası olan Fatma bende ayrı bir iz bırakıyor. Belki de vatan kavramına ve kavuşma anlarına olan zaafım nedeniyle özellikle sonunda hıçkıra hıçkıra ağlamamak için kendimi zor tuttum. Kavuşmaların yanında, topraklarını son bir kez göremeden hayata gözlerini yumanların, vatanlarına kavuşamayanların yarım kalmışlıkları da kalıyor geriye. İki kadın da aynı türküyle hikâyelerini aktarmayı noktalıyor: “Aluşta’dan esen yeller yüzüme vurdu Balalıktan ösken evge közyaşım düştü Men bu yerde yaşalmadım Yaşlığıma toyalmadım Vatanıma hasret kaldım Ey güzel Kırım”
Aluşta'dan Esen YellerSerra Menekay · Galeati Yayıncılık · 2019108 okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.