VEDALAŞABİLMEK
.
Şimdiye kadar farkına varmadığın ya da görmek istemediğin gerçekleri okumak ve kırıldığın yerlerle, tükendiğin anlarla, omuzlarına binmiş yüklerle satırlarda yüzleşmek ister misin? Bu kitapta okuyacakların belki seni sarsacak, belki görmek istemediklerini fark ettiğin anda daha da yıkacak ama sonrası taşımak istemediklerini bir bir silkeledikçe kendini sevmeyi öğretecek. Çünkü bazı yükler taşıdıkça hafiflemez daha da ağırlaşır ve sen bu satırları okudukça vazgeçebilmeyi öğreneceksin. İşte @kahramantazeoğlu nun dediği gibi " Bazen vedalaşmak kendini geri almaktır! "
.
Yüzleşemeyeceklerin, sorumluluk alamayacakların, suçluluğu ile savaşamayanların yapamayacağı şeydir kalmak! Onlar gitmeyi kendileri tercih ederler...
Çoğu kişi, hissettiği duygunun sorumluluğunu taşıyacak cesarete sahip değildir! Ve mecbur bırakılan bir vazgeçiş kendi zayıflığın değildir!
Peki, hayatından çıkıp giden biri zihninden de gitmiş midir? Evet, resti çekip fiziksel mesafeni koymayı becermişsindir fakat ya duygusal mesafe? Dışarıdan ne kadar güçlü görünsen de, içinde kopan fırtınaların yorgunluğu omuzlarındadır. İşte bunu fark ettiğin anda başlarsın yüklerinden kurtulmaya...
Vedalaşabilmek, tek kelimelik fakat çok güç. Sevdiğinden, canından, hatta çoğu kişi için elindeki bir eşyadan bile ayrılmak çok zorken, vedalaşabilmek ne büyük bir eziyet. Oysaki atın omuzlarınızdan bu yükü ve #kahramantazeoğlu nun dediği gibi yorulduğunuz için değil, bırakamadığınız için tükendiğinizin farkına varın! Unutmayın;
" Nerede savaşacağını bilmek zekadır. Ne zaman duracağını bilmek ise kendine saygıdır. "
Senin için zaman yaratılıyorsa o sevgi gerçektir.
Gerçeği erteleme,
Kendi değerini bil,
Geriye dönük pişmanlık yaşama,
Yarım bırakılan yerlerde oyalanma,
Kendi içinde yanan ışığı karşındakinin varlığına bağlama,
Kendi yoluna dön,
Görülmediğin yerde ısrar etme,
Kendi değerini bil,
Yanlış hikayeye girme.
Unutma, itilmiş yalnızlık yaralar, seçilmiş yalnızlık toparlar.
Vedalaşabilmek, içeride hala kanayan yere dokunabilmektir.
Vazgeçmek zayıflık değil, bazen en büyük zaferdir.
"En derin yarayı en yakınından alırsın. Çünkü savunmasız bıraktığın yer, en kolay vurulacağın yerdir. " demiş ki, nokta atışı bir tespit.
" Görünmeyen yorgunluk " tabiriyle yazılan satırlar ise ağır bir darbe gibi geldi bana. Kendimi okudum, bilip de kendime söylemediklerim haykırıldı sanki yüzüme! İçimi asıl acıtan da bu oldu belki de.
Kitabı bitirdiğinizde eski siz olamayacaksınız. Bildikleriniz, duymak istemedikleriniz bir tokat gibi sarsacak sizi. Ve vedalaşmak için adım atmaya başladığınız okuma sonrası, yeni kendi hikayenize sımsıkı sarılacaksınız.
" Çünkü vedalaşabilmek bazen birini kaybetmek değildir... Kendi hikayeni yeniden yazabilmektir. "
.