Gassal, yalnızca karanlık bir fantastik roman değil; ölüm, kader ve insanın görünmeyen tarafı üzerine kurulmuş metafizik bir yolculuk. Roman, bir gassalın sessiz hayatını merkezine alırken okuru mezarlıkların, mühürlerin ve kadim varlıkların arasına sürüklüyor. En güçlü yanı ise korkuyu sadece yaratıklardan değil, hakikatin kendisinden üretmesi. Yazarın dili yer yer şiirsel, yer yer sert ve kirli. Özellikle berzah tasvirleri, Cenneler, mühürler ve kozmik mitoloji dikkat çekici bir atmosfer kuruyor. Gassal’ın evreni klasik iyi-kötü anlatısından uzak; herkesin içinde biraz karanlık, biraz kırık bir taraf var.
Roman ilerledikçe şunu hissediyorsunuz:
Bu hikâyede ölüm bir son değil. Asıl korkutucu olan, ölümden sonra hâlâ bir şeylerin devam ediyor olması. Gassal