“Bir milleti yok etmek, önce hafızasını unutturmakla başlar. Geçmişini unutan toplumlar, geleceğini de başkalarının ellerine bırakır.”
Tarih okumayı her zaman sevdim; ama söz konusu Mustafa Kemal ve Cumhuriyet’in kuruluş yılları olduğunda, kitapların bende bıraktığı his bambaşka oluyor. Çünkü her satırda yalnızca bir liderin hayatını değil, yok olmanın eşiğine gelmiş bir milletin yeniden ayağa kalkışını görüyorum. Ve her okuduğumda bir kez daha anlıyorum ki, bazı insanlar yaşadığı dönemin değil, geleceğin insanıdır.
Yarının Adamı 2 - Gaflet, Dalalet, Hıyanet adlı bu ikinci kitapta, Con Sinov bizi yalnızca tarihsel olayların içine sokmuyor; aynı zamanda düşünmeye, sorgulamaya ve yaşananları bugünün gözünden değerlendirmeye davet ediyor. Mustafa Kemal’in içinde bulunduğu siyasi atmosferi, memleketin parçalanmaya sürüklendiği sancılı süreci ve içeride-dışarıda yaşanan kırılmaları okurken insan zaman zaman öfkeleniyor, zaman zaman hüzünleniyor.
Kitap boyunca insan şu soruyu kendine sormadan edemiyor: Bir millet nasıl bu kadar büyük bir çıkmazın içinden yeniden doğabilir? İşte burada karşımıza, ileri görüşlülüğü, cesareti ve akılcı tavrıyla bir lider çıkıyor. O, yalnızca savaş meydanlarında değil; düşünceleriyle, kararlılığıyla ve milletine olan inancıyla da mücadele veriyor.
Yazarın anlatımını bu kitapta da oldukça akıcı ve anlaşılır buldum. Tarihi ağır, yorucu ve uzak bir anlatı olmaktan çıkarıp adeta bir sohbet havasında aktarması kitabı daha etkileyici kılıyor. Okurken yalnızca bilgi edinmiyor; aynı zamanda o dönemin korkusunu, umudunu, çaresizliğini ve direniş ruhunu da hissediyorsunuz.
En çok düşündüren şeylerden biri ise şu oldu: Geçmişte yaşanan gafletin, dalaletin ve hatta ihanetin izlerini bugün de farklı şekillerde görebiliyor muyuz? Tarih yalnızca geçmişte kalan bir hikâye değil; ders alınmadığında kendini farklı yüzlerle yeniden gösterebilen bir öğretmen gibi.
Mustafa Kemal Atatürk bir dönemin devlet adamı olmanın çok ötesinde, karanlığın içinden yol açmayı bilen bir fikir insanıydı. Onu anlamak yalnızca geçmişi bilmek değil; bugünü ve yarını daha sağlam kurabilmektir.
Serinin üçüncü kitabında yeniden buluşmak dileğiyle… Mustafa Kemal’i daha iyi anlamak ve tarihe farklı bir pencereden bakabilmek isteyen herkese keyifli okumalar.