Oyunbozan | Ayça T.K.
Selam canım nasılsın Bugün karşınıza son zamanlarda okurken hem çok güldüğüm, hem içimi sıcacık yapan hem de yer yer kalbimi sızlatan harika bir kitapla geldim
Eğer siz de benim gibi sahte sevgililik olayını seviyorsanız, aralarındaki o tatlı didişmelere bayılıyorsanız doğru yerdesiniz! Kitap o kadar akıcı, dili o kadar sade ve samimi ki, sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamıyorsunuz bile.
Başkarakterlerimiz İmge ve Adal. Bu ikisinin aslında ortak arkadaşları var Erdinç ve Elçin çifti ama kader mi dersiniz şans mı, bir türlü yüz yüze tanışmamışlar. Fakat ortak arkadaşları, bu ikilinin pek çok konuda ne kadar benzer düşündüğünü fark edip haince(!) ama çok tatlı bir plan yapıyorlar.İkisini birbirine ayarlamak için, birbirlerinden habersiz bir şekilde numaralarını telefonlarına kaydediyorlar.
İmge ve Adal kendilerini bir anda bu çöpçatanlık oyununun içinde bulunca, bizim çılgın arkadaş grubunun pes etmeyeceğini anlıyorlar. İşte tam bu noktada Adal, İmge’ye dahi bir planla geliyor, iyunbozanlık yapmak Plan şu Arkadaşlarına ders vermek için öyle toksik, öyle çekilmez ve kavgalı bir ilişki yaşıyormuş gibi yapacaklar ki, arkadaşlarının onları bir araya getirdiğine bin pişman olmalarını sağlayacaklar Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor tabii ki... Görünüşte kusursuz olan bu toksik sahte sevgililik rolünü oynarken, birbirlerini daha yakından tanıdıkça aralarında hiç beklemedikleri, çok gerçek duygular filizlenmeye başlıyor.
Yazarın daha önce Nakavt kitabını okuyanlar olduysa o kitaptaki Rüya soyyiğit karakterimizin anne ve babasını okuyoruz Oyunbozan kitabında Kitabı okurken özellikle o sahte sevgililik ve kavga rolü yaptıkları sahnelerde kahkahalarımı tutamadımRol yetenekleri o kadar iyiydi ki "
ya sizde kesin gerçekten bir toksiklik var diye düşünmeden edemedim. Adal ve İmge’nin enerjisi, didişmeleri o kadar doğal ve bizden ki, kendinizi direkt hikayenin içinde buluyorsunuz.Tabii kitap sadece eğlenceden ibaret değil. Adal’ın kalp hastası olduğunu öğrendiğim o anlar.. paramparça oldumYazarın o kalbimin pili cümlesi içime öyle bir işledi ki, hikayeye hüzünlü ve çok derin bir anlam kattı. Ama korkmayın, içiniz rahat olsun ben kötü sonları hiç sevmem, bu kitabın son satırlarını okurken yüzümde kocaman, huzurlu bir tebessüm vardı.
Eğer bu ara hayatın stresinden uzaklaşmak, zamanın nasıl geçtiğini unutturacak, akıcı ve yüzünüzü güldürecek bir aşk romanı arıyorsanız Oyunbozan’a kesinlikle şans verin derim! Çöpçatan arkadaşlara buradan sevgiler, sayenizde şahane bir çift kazandık