Mete Han gibi bir devin ardından sinsi Çin politikalarıyla kuşatılan Hun yurdunu koruma mücadelesini işlerken, bugünün modern dünyasındaki kimliksizleşmeye de ağır bir tokat indiriyor. Konforlu alanlarında ruhunu sinsi vaatlere satanların, köklerine yabancılaşanların devrinde; Kiok Han’ın o "Kurdun postu değişse de karakteri değişmez" haykırışı adeta kulakları çınlatıyor. Kitap bize açıkça hatırlatıyor: Sarayların sahte ihtişamı ve yumuşak döşekleri, sadece özgür ruhları esir etmek için kurulmuş birer tuzaktır